Saç Dökülmelerine Bitkisel Çözüm - Lida.biz.tr

Saç Dökülmesine Bitkisel Çözümler
Dengesiz beslenme, kalitesiz saç boyası kullanımı, ilaç tedavisi, zararlı güneş ışınları, klorlu su gibi etkenlere bağlı olarak saçlarınız matlaşıp, dökülebilir. Bitkisel çözümlerle saç dökülmesini önleyebilir gür saçlara kavuşabilirsiniz.
Saç Dökülmesine Bitkisel Çözümler
Bitki
Saç diplerini güçlendirmek için dışarıdan ve içerden destek sağlayabilirsiniz. En büyük destekçiniz yemeklerde severek kullandığımız şifalı bitki olan sarımsak. Bugüne kadar denediğiniz tüm yöntemleri devre dışı bırakacak kadar etkili bir yöntem olan sarımsakla yeni saçlarınıza merhaba diyebilirsiniz.
Uygulama yapmak için sarımsağı havanda dövün. Saçınızın dökülen bölgelerine ezilmiş sarımsağı masaj yaparak sürün. Yarım saat bekledikten sonra doğal ve saç tipinize uygun bir sabun ya da şampuanla yıkayın.
Kuru saçlar için zeytinyağı, yağlı saçlar için papatya özlü sabunlar uygundur.
Saç derinizin nefes almasını sağlamak ve arındırmak için uygulayabileceğiniz diğer bir yöntem ise ısırgan otu. Özellikle son yıllarda faydaları keşfedilen ısırgan otuyla hem saçlarınızı yıkayabilir hem de çayını içebilirsiniz. Bu sayede içerden ve dışarıdan saçlarınıza destek olacaksınız.
Isırgan otunun suyuyla saçlarınızı yıkamak için 5 litre sıcak suya 1 avuç ısırgan otu ekleyin. 10 dakika demlendirdikten sonra saçlarınızı bu suyla yıkayın. Günde bir fincan içebileceğiniz ısırgan otu çayını ise tüm bitkisel çaylar gibi sıcak suda demleyerek içebilirsiniz.
Güzel kokusu ve büyüleyici görüntüsüyle en sevilen çiçekler arasında yer alan lavanta saç dökülmesini önlemeye yardımcıdır. Lavanta kürü sayesinde saç kökleri güçlenir, saç derisi nefes alır ve kendini yeniler.
Uygulama için 5 litre sıcak suya 1 avuç kuru lavanta ekleyin. Demlendirdikten sonra durulama suyu olarak lavanta kürünü uygulayın.
Uzun süredir devam eden ve önüne geçemediğiniz saç dökülmeleri yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana danışın. Özellikle kadınlarda doğum sonrasında görünen saç dökülmesi demir eksikliğinden kaynaklanır. Doktorunuzun kontrolünde takviye demir hapları alarak saç dökülmesinin önüne geçebilirsiniz.

Orjinal Lida

Lida Nedir ? Ne değildir ?

Lida; Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesiminde bulunan Yunnan eyaletinde yüzyıllardır yetişen ve geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılan mucizevi bitkilerin ekstrelenmesi ile oluşturulmuş tamamen doğal bir üründür.

Uzak doğuda yüzyıllardır özellikle yemeklerde ve zindelik amaçlı olarak da değişik biçimlerde işlenen bu bitkiler, inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Lida , şu an uzakdoğu ve Amerika’ da zayıflama preperatları arasında en çok satan bitkisel besin takviyelerinden biridir.
Lida Bir İlaç Değildir!

Lida bir ilaç değildir! Başta Turunç Çiçeği Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren % 100 doğal bir besin takviyesidir. İştah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklanmasının yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır.
Lida Üreticisi Kunming Dali:

Lida Yosun Kapsülünün üreticisi Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesimindeki, Yunnan eyaletinde bulunan Kunming Dali Industry & Trade Co. Ltd. isimli şirkettir.

Resmi üretici şirket bilgileri:
İsim: Kunming Dali Industry & Trade Co. Ltd.
Adres: Batı Renmin Yolu No: 372, Kunming Yunnan / Çin Halk Cumhuriyeti.
Telefon: +86 0871 833 33 20
Fax: +86 0871 833 36 62
Web Sitesi: http://www.kmdali.com
E-Posta: saleone@kmdali.com

Orjinallik Uyarımızı Dikkate Alın!

Lida Kapsül ürününün Türkiye’ de üretilen bazı sahte sürümleri tespit edilmiştir. Bu sahte sürümlerden rant elde eden kimseler ve ürünün satışını yapan web siteleri değişik bir takım kampanyalar / cazip fiyatlar ile kafa karıştırmaktadırlar. İlgili ürünlerin kapsülleri üzerinde Kunming Dali Logosu ve telefon numarası bulunmamaktadır. Orjinal Lida Kapsül aşağıdaki imgede olduğu gibi şirket logosu ve telefon numarası içermektedir. İçermeyen ürünler etkisiz hatta zararlıdır.

Mucizevi Lida Yosun Kapsülü

Mucizevi Lida’ nın Etkisini Biliyor musunuz ?

Lida DaiDaiHuaJiaoNang Kapsül, içeriğindeki mandalina lifi ve turunç çiçeği ile tokluk hissi verirken, vücutta biriken yağları eriterek mükemmel ve hızlı bir zayıflamaya yardımcı olur. Tüm bu zayıflama işlemini gerçekleştirirken de Guarana ve Cassia ile vücudunuzun enerjik ve zinde kalmasını sağlar. Siz problemsiz ve hızlı olarak zayıflarken Lida su tüketimi yapmanıza da yardımcı olarak görevini tamamlar!
…ve Başlıyoruz!

Lida; içeriğindeki 5 çeşit bitki ekstresi ile tok tutucu ve yeme alışkanlığını düzenleyebilen aynı zamanda su tüketimi ile birlikte vücutta stoklanmış yağların parçalanılarak yakılmasını sağlayan mucize bir üründür. Takviyenin etkisi, kullanıcıların kilo fazlası ve metabolizma hareketlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ürün, aylık 4 - 12 kilo arasında değişen zayıflatıcı etkiye sahiptir. Kimi kullanıcılar ilk 7 günlük kullanımın sonunda etki görebiliyorlarken, kimi kullanıcılar 30 günlük dönemde ancak etki görebilmektedirler. Bu değişkenliğin sebebi şüphesiz her insanın metabolizmasının; sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin eşit hızda çalışmamasıdır.
Peki Kullanmayı Bırakınca ?

Her kullanıcıya forma kavuştuktan sonraki evre için 1 kutu ekstra (30 günlük kür) kullanım tavsiye edilmektedir. Formunu yakalamış olan kullanıcılar, Lida Yosun Kapsülünün kullanımını aşşağıdaki şekilde bırakmalıdır.

Form sağlandıktan sonra ekstra 1 kutu;

- İlk hafta günaşırı;
- 2. hafta başından ürün bitene dek haftada 3 adet kapsül alınmalıdır.

Ürün yukarıdaki şekilde bırakıldığında parçalanmış yağ stoklanmalarının tekrar oluşumunun önüne geçilmiş olur. Lida Yosun Kapsülü, resmi üretici tarafından belirlenen kullanma ve bırakma talimatlarına uygun olarak kullanan kullanıcılarda ilk 1 yıl tekrar kilo alma sorunu oluşmamaktadır.

Düz bir karın hayal değil

7784614 Düz bir karın hayal değil

Hayallerinizi süsleyen düz bir karına sahip olmak için için illa ‘diyet’ yapmak zorunda değilsiniz. İşte size altın öneriler…

Belinizin incelmesi ve düz bir karın için günde 3000 kalorinin altına inmemelisiniz. Günlük olarak alması gereken kalori miktarından daha az kalori ile beslenenlerin, obezite ile karşılaşma riski diğerlerinden 2,5 kat daha fazla.. Bu nedenle yiyecekleri doğru şekilde seçmeniz oldukça önemli..

Meyve ve sebze yiyin

Özellikle bol bol turunçgil yiyin.. İnce bir bele sahip olmak için ekmek yerine şeker içeren sebze ve meyvelerden tüketin.. Zengin C vitamini, beta-karoten, antioksidan içeren lifli yiyecekler uzun süre tokluk hissetmenizi sağlar ve bel çevresinde yağ depolanmasını azaltır. Havuç, taze meyve suyu ve şeftali beta-karoten bakımından, portakal, çilek, ahududu, böğürtlen, kivi C vitamini bakımından zengindir. Beslenmenizde meyve suları veya meyve yemeden önce, yeşil biber gibi kaloriyi düşüren sebzeleri tercih edin.

Bol miktarda selenyum alın

Kandaki selenyum oranı ile diğer antioksidanların yetersiz olması belin daha kalın olmasının nedenlerindendir. Selenyum bir çok yiyecekte bulunuyor. Eğer günde 55 mcg alınması önerilmişse, yiyeceklerden ne kadar alındığını tahmin etmek zor olabilir. Bu nedenle selenyum içeren vitaminlerden alabilir veya selenyum içerikli bir beslenme programı uygulayabilirsiniz.

Protein alın..

Protein içeren yiyecekler enerji verir ve zayıflamanıza yardımcı olur. Aşırı protein tüketilmesi ise, fazla kalsiyum kaybına sebep olarak, böbrekleriniz açısından sakıncalı olabilir. Bu nedenle eğer günde 2000 kalori ile besleniyorsanız bunun 500 kalorisi proteinden olabilir. Yağsız yoğurt, süt, balık gibi gıdaları beslenmenize gereken miktarda ekleyebilirsiniz. Fındık, ceviz gibi çerezler de zengin birer protein kaynağıdır ancak hafta bir kez 24 badem, 35 fındık yiyebilirsiniz.

Doğru yağlarla beslenin

Zeytinyağı gibi doymamış yağlarla beslendiğinizde daha kolay zayıf kalırsınız. Omega 3 içeren balık veya ceviz yiyebilirsiniz. Omega 6 içeren mısır yağı, tahıllar, fırında pişen yiyecekler ve yumurtalar karın bölgesinde yağ birikimine neden olabilir.

Kesinlikle yenilmemesi gerekenler!

İşlenmiş yağlar, besleyici özelliği olmayan kurabiye, pasta vs., cipsler kesinlikle yenilmemeli..

Kilo verdiren mucizevi bitkiler!

Deniyorum ama bir türlü kilo veremiyorum diyorsanız iste size zayıflamanızı sağlayacak 10 mucize bitki…

At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Adaçayı zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.

Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.

Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

Diyette serbest içecekler

Çay ve kahve kesinlikle yasaktır. Her türlü alkol de keza Öyle yasaktır. Bunun en baş sebebi içerdikleri kafeindir. Alkol ve kafeinler, pankreası uyarıcı etkiye sahiptir. Boş yere pankreası uyarıp insülin salgılanmasına sebep olurlar. Bu ise kanda bulunan şekerin düşmesine, elbette konumuzla ilgisi yönünden kandaki şekerin yağa çevrilip stoklanmasına sebebiyet verirler.

Burada belirtmeden geçemeyeceğim. Ülkemizdeki çay içme alışkanlığı, birçok yanlış sözde şifa bilgileri ile had safhadadır. Birçok insan çayın zayıflattığını, yağlan erittiğini bile düşünür. Halbuki özellikle koyu çaylar burada anlattığım gibi durduğu yerde insanı şişmanlatmaktadır.

İsteyen kendini denesin, yemekten sonra çay içmesinler. Şişkinlikleri olmadığını göreceklerdir.

Yemekten sonra içilen çay ve kahvenin hazmettirdiğine inanılır. Oysa insülin salgılanması olduğundan insan bir an açlık hissine kapılır, yani bu olay hazımla ilgili değil insülin salgılanmasıdır ve elbette şişmanlama habercisidir. Çayda benim bildiğim tek faydalı şey, manganez mevcuttur, ama bunu gerektiği kadar her şeyden sağlamaktayız. Şahsen ben çayın başka bir yararını bulamadım. Her şeye rağmen “çok tiryakiyim, bırakamam” diyorsanız, şekersiz ve abdest suyu cinsinden çok açık ve az içebilirsiniz. Yine çok kahve seviyorsanız, şekersiz ve kahvesi çok az katılmış, kafeinsiz kahve içebilirsiniz, tabii ki az miktarda.

Yine içecek konusu gelmişken söyleyelim; bazı diyetlerde yemekten önce çok su veya ortasında çok su gibi bazı yanlışlıklar mevcuttur. Ne yemekten önce, ne ortası, ne de sonrası su iyi değildir. Çünkü mide asitleri seyreleceğinden hazım güçlüğü yaşanır. Bu nedenle yemek üstüne sıvılar çok az içilmeli, mide bir iki saat sonra yükü azaldığında ve tam bu sırada metabolizmanın ihtiyaç duyduğu sırada alınmalıdır.
Deneyin, çok rahat edeceksiniz. Bu aynı zamanda abur cubur atıştırmaları da bertaraf edip su içilmesini sağlayacaktır. Bu arada diyeti bırakıp başka konulara da değiniyorum, ancak bunlar da diyetin sağlıklı uygulanması açısından elzemdir.

Sütte ve yoğurtta, ayranda yüksek oranda karbonhidrat olduğundan bu bölümde onlar da yasaklar arasındadır.

Kısaca hiç karbonhidrat yani şeker içermeyen ıhlamur, ada çayı, kuşburnu gibi tabii bitki
çayları içilebilir. Artık neyi severseniz.

Hiçbir meyve suyuna yer yoktur. Sadece su ve tabii aromasız maden sulan içilebilir.

Detoks

Çoğu insan için detoks sözcüğü alkol ve uyuşturucuyu çağrıştırmaktadır, ancak detoksifikasyon doğal bir süreçtir. Aslında, içsel detoksifikasyon vücudunuzun en temel otomatik işlevlerinden biridir. Kalbiniz durmadan çarparken ve ciğerleriniz sürekli nefes alıp verirken, metabolik süreçler toksinlere maruz kalıp durmaktadır. Siz toksinlerinizi karaciğer, böbrekler, kolon, akciğerler, lenf ve cilt yoluyla atarsınız. Örneğin, bir fincan kahve içtiğinizde, karaciğeriniz kafeini daha zararsız bir maddeye dönüştürür ve ordan sonra bu madde idrara karışır.

Mükemmel bir detoks programı doğal arınma sistemlerinizi harekete geçirir ve vücudunuzu içindeki kimyasallardan ve toksinlerden kurtulması için cesaretlendirir. Yanlış beslenme alışkanlıkları, kirlilik, çevresel kimyasallar, hormonlar ve olağan şüpheliler -sigara, uyuşturucu, alkol ve kafein- sağlıklı bir yaşam için belli bir düzene oturtulmalıdır.

Detoksifikasyon programı vücudunuzun doğal temizliğini şu şekilde sağlar:
• organlarınızı dinlendirir (özellikle de çok yorulmuş olan sindirin sisteminizi)
• karaciğerinizi toksinlerin atımı konusunda harekete geçirir
• bağırsak, böbrek ve cilt yoluyla toksinlerden arınmayı hızlandırır
• dolaşımı hızlandırır
• vücudunuzu sağlıklı besinlerle doldurur.

Güzelliğe faydaları
Üç günlük detoks programıyla aşağıdakilere sahip olacaksınız:
• Cildiniz dinlenmiş, yenilenmiş ve canlanmış görünecek
• Cildinizin doğal parlaklığı, kılcal damar dolaşımı ve lenfatik drenajın artmasıyla geri gelecek
• Cilt kızarıklıkları, lekeler ve noktalar kaybolacak.
• Gözlerinizin akı daha da beyaz olacak
• Gözlerinizin etrafındaki koyu renk halkalar yok olacak.
• Cilt dokunuz daha pürüzsüz ve yumuşak olacak.
• İnce çizgiler daha az görünür olacak.

Detoksun diğer yararları
Bir detoks programından başka ne alabilirsiniz? Vücudunuzda biriken pislikten kurtulabilirsiniz, selülit oluşumunu önleyebilirsiniz, kaslarınız sıkılaşır ve hem cildiniz hem de vücudunuz sağlığına kavuşur. Sindirim sisteminizi temizler, vücudunuzun asit-alkalin dengesini yeniden sağlar ve organlarınızın işlevlerini daha iyi yapmasını sağlar. Detoks aynı zamanda uzun süreli değişiklikler yapmak üzere yaşam tarzınıza ve yediklerinize de şöyle bir dönüp bakmanıza sebep olur. Kısacası, detoksifikasyon sizin kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak her şeyi verecektir.

Neden detoks ?
Detoks yeni bir şey değildir. Hızlandırma -bir tür detoksifikasyon-tıptaki en eski terapötik uygulamalardan biridir. Antik Yunanların Batı tıbbının babası olarak adlandırdığı Hippocrates, hızlandırmanın sağlık getiren bir şey olduğunu söylemiştir. Binlerce yıldır Hindistan’da kullanılan Ayurvedik tıp da, hastalıkları önlemek ve pek çok kronik duruma müdahale etmek için detoksifikasyonu kullanmaktadır.

Toksin, vücudunuza zarar veren ve çeşitli etkilerde bulunan maddelere verilen isimdir. Toksisitenin bir sebebi çevresel toksinlerdir. Metabolik atıkların ve toksinlerin vücudumuza kolayca girebildiği, ama aynı şekilde çıkamadığı toksik bir ormanda yaşıyoruz. Sadece Birleşik Devletler kimya sanayi her yıl her bir Amerikalı başına 400 kilo kimyasal üretiyor ve atıyor. Bunların hepsinin sonu ülkenin suları, gıda zinciri, atmosferi ve sonunda da tüm nüfusunun vücutları oluyor. Amerikan tarımında bir kişinin yiyeceğinde her yıl ortalama 4.5 kilo tarım ilacı kullanılıyor! Avustralya’da da durum bundan pek farklı değil.

Fazlasıyla işlenmiş gıdalardan oluşan ya da dengesiz diyetler sindirim sisteminizi kötü etkiler. Toksinlerden tek etkilenen yer sindirim sisteminiz değildir. “Kötü” yağlar, alkol, kafein ve şekerin içinde bulunduğu diyetler karaciğerinizi yorar. Yediğimiz hayvanlara verilen hormonlar ve antibiyotikler, koruyucular, gıda boyaları, işlenmiş su ve gıdalar tam birer toksik yüküdür. Uzun süren zihinsel stres ve kötü duygular da bunu içeriden tetikler. Yetersiz egzersiz de buna tuz-biber olur. Vücudun doğal oksijen döngüsüyle arınması egzersize bağlıdır.

Vücudunuzun kendini koruyucu önlemleri vardır. Bu tehlikeli toksinleri mukus ya da yağ ile kuşatır ve bağışıklık sistemine zarar vermesini önlemeye çalışır. Bu başlı başına diyetinizi ve vücudunuzu yağdan uzak tutmanızı gerektirmektedir: bazı insanların toksik asitleriyle baş etmek için altı kilo yağ depo ettiklerine inanılmaktadır.

Böbrek ve bağırsaklarınızın yanında, cildiniz de detoksifikasyonda önemli rol oynar. Eğer kolonunuz toksinlerle dolarsa, karaciğeriniz görevini gerektiği yapamaz. Atamadığı toksinleri de akne, sivilce gibi şeylerle dışa vurur. Bu tür cilt bozuklukları atılamayan toksinlerle oluşmaktadır.

Detoks diyetleri
Çok sayıda detoks diyeti vardır, ancak hangisini seçerseniz seçin, aşağıdaki üç ana elementi izlemelisiniz:
• arınma
• yeniden yapılanma
• olanı koruma

Arınmak için çeşitli sıvı detokslarını uygulayabilir ya da kırmızı et, şeker, tuz, işlenmiş gıdalar, alkol, kafein gibi yiyecek ve maddelerden uzak durabilirsiniz. Detoksifikasyonun ikinci adımı sisteminizi yavaş yavaş yeniden kurmaktır. Üçüncü aşama da diyetinizde yaptığınız pozitif değişiklikleri kalıcı kılmaktır. Bu son aşama sizin 30 Günlük Mükemmel Cilt programınızdır.

Neden su değil ?
Bazı detoks diyetleri sadece sıvılardan oluşmaktadır. Birkaç gün hiç katı yiyecek tüketmemek ilginç bir deneyim olabilir! Geleneksel detoks dendiğinde akla ilk gelen sudur; ama günümüzde taze meyve-sebze suları da kullanılıyor. Taze meyve-sebze suları hücrelerinizi ve dokularınızı yeniler, vücudunuzu derinlemesine arındırır ve vücudunuzda biriken atıkların sudan daha etkili bir şekilde atılmasını sağlar. Taze meyve-sebze sularının sindirimi de kolaydır: hiçbir çaba sarf etmeden kana karışır ve detoksifikasyon sürecinizi bozmaz. Sebze-meyve suları aynı zamanda alkalize edici bir Özelliğe sahiptir. Böylelikle ürik asidi ve diğer inorganik asitleri sudan daha iyi nötralize eder. Sudan daha iyi bir arınma sağlar. Suyla yapılan detoksta vücut enerjiye ihtiyaç duyduğunda elindekilerle yetinmek zorunda kalır. Bu da metabolizmayı yavaşlatır. Ancak meyve-sebze sularında durum aynı değildir.

Suyla yapılan detoks, vücudu zorladığı için genellikle önerilmiyor. Bazen suyla yapılan detoksun fiziksel ve duygusal etkileri insanların iyileşme süreçlerini bile uzatıyor. Çok miktarda çevresel toksinle kuşatılmış halde yaşadığımız şu günlerde, bunu yapmak tehlikeli bile olabilir. Çünkü çoğu toksin yağda çözülebilir niteliktedir ve yağ hücrelerinde depo edilir. Bu gömülü atıklar ve kimyasallar sizin dolaşım kanallarınıza hızla karışabilir. Hücreleriniz yağ yakmaya başladığında, aynı zamanda içlerinde barındırdıkları bu toksik atıkları da dışarı çıkarmış olurlar. Kandaki toksin seviyesi yükseldiğinde, dokularınızda ciddi bir tahribat olacak demektir. Kimyasallar kanınızda dolaştığı sürece vücudunuz tekrar tekrar zehirlenir.

Ciltte oluşan bozukluklardan detoksla kurtulun
Mükemmel bir detoks, ciltte harikalar yaratabilir. Beslenme uzmanları yıllardır cilt tedavilerinde arınma diyetlerini ve detoks programlarını kullanmaktadır. Bunun sebebi, yanlış detoksifikasyonun, çok fazla toksinin ve yorgun karaciğerin akne, sedef, egzama, kepek, selülit, uçuk, cilt kuruluğu, impetigo (okul yaraları), vitiligo* ve siğil gibi pek çok cilt hastalığının nedeni olmasıdır.

Sindirim bozukluğu ve alerjiler de bunları tetiklemektedir. Karaciğerde işlev bozukluğu da alerjik cilt rahatsızlıklarına sebebiyet verebilir. Detoksifikasyonu ve sindirimi optimum düzeyde tutmak ve ununla beraber olası alerjileri de göz önünde bulundurmak, bir sürü yan etkisi olan ilaçları kullanmaya gerek kalmadan cildi güzelleştirebilmektedir. Yukarıda geçen cilt rahatsızlıklarından şikayetçiyseniz, bir sağlık uzmanı kontrolünde yapacağınız detoksun büyük faydasını göreceksiniz. Eğer alerjiden şüpheleniyorsanız, yine bir uzman gözetiminde diyetinize düzenlemeler getirin.

Mükemmel cilt için detoksifikasyon
Kapsamlı araştırmalar, müşteri geri bildirimleri ve kişisel deneyimlerin sonucu, besin destekleriyle yürütülen kısa süreli -3-7 gün- sıvı ile arınma süreci, toksinlerin vücuttan atılması için uygulanacak en iyi yöntemdir. Daha kısa sürede de pek çok toksinden arınabilirsiniz, ancak asıl değişiklikleri üç gün sonra görmeye başlarsınız. Program taze meyve-sebze sularından, çiğ ya da buharda hafif pişmiş nişasta-sız, düşük Gl değerli sebzelerden, günde en az sekiz bardak arıtılmış ya da mineral sudan, bitki çaylarından, sebze suyundan ve detoksifikasyona yardımcı olacak protein tozundan oluşmaktadır. Yani aslında o kadar da aç kalmayacaksınız.

3-7- günlük detoks, bütün vücut isteminizi temizler, hücrelerinize hapsolmuş besin dışı atıkları ve inorganik mineral depolarını yok eder. Mükemmel Cilt programınız için de iyi bir başlangıç olur. Kısa süreli detoks bile bol miktarda toksinden arınmanızı sağlayacaktır. Kontrol altında ve klinik ortamında olmadığı sürece, ben yedi günden fazlasını önermiyorum.

Ancak kendinizi hazırlayın! Detoksunuzun ilk iki gününde kendinizi pek de hoş hissetmeyebilirsiniz! Kısa süreli baş ağrıları, halsizlik, baş dönmesi, vücut kokusu, ağız kokusu, dil kuruması,, ishal ve hatta uçuk gibi şikayetleriniz olursa, vücudunuzun kendi kendini arındırmaya başladığını anlayacaksınız. Bu süre içinde sindiriminiz de düzene girecek. İlk birkaç gün cildinizde bazı bozukluklar görebilirsiniz. Eğer toksinleri fazla hızlı atarsanız, cildinizde yaşayacağınız sorunlar daha büyük olur. Benim önerdiğim detoks programının kolaylaştırılmış olmasının sebebi de budur.

Şimdi bir de sindirim sisteminizi ve karaciğerinizi kontrol edin. Sonra da detoks programının size uygun olup olmadığına bakalım

Lida mucizevi yosun kapsülü

Lida; içeriğindeki 5 çeşit bitki ekstresi ile tok tutucu ve yeme alışkanlığını düzenleyebilen aynı zamanda su tüketimi ile birlikte vücutta stoklanmış yağların parçalanılarak yakılmasını sağlayan mucize bir üründür. Takviyenin etkisi, kullanıcıların kilo fazlası ve metabolizma hareketlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ürün, aylık 4 - 12 kilo arasında değişen zayıflatıcı etkiye sahiptir. Kimi kullanıcılar ilk 7 günlük kullanımın sonunda etki görebiliyorlarken, kimi kullanıcılar 30 günlük dönemde ancak etki görebilmektedirler. Bu değişkenliğin sebebi şüphesiz her insanın metabolizmasının; sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin eşit hızda çalışmamasıdır. Lütfen zayıflama periyodundaki zaman farkları sizi korkutmasın! Ürünü kullanmaya başladıktan 1 hafta sonra da etki görebilirsiniz. 1 ay sonra da… Asıl olan Lida kapsül ile kilo fazlası olan her insanın mutlaka zayıflayacağıdır. Ürünün düzenli kullanımı oldukça önemlidir. Düzensiz kullanılan bir ürün, etki gösteremeyebileceği gibi, moral da bozacaktır.

Lida | Stresten Doğru Beslenmeyle Kurtulun

Araştırmaların, stres veya depresyondan şikayet eden kişilerin, bazı önemli beslenme kurallarına uyarak vücut biyokimyasını desteklemeleri gerektiğini ortaya koyduğu bildirildi. Lida
Amerikan Diyetetik Derneğinin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, yaptığı açıklamada, modern çağın hastalığı olarak bilinen stres karşısında bedenin alarm verdiğini, tükenme aşamasında tepki gösterdiğinin kanıtlandığını söyledi.Lida

Stresin kimyasal madde bağımlılığı, aşırı yemek yeme ve buna bağlı olarak kilo alma, çok fazla televizyon izleme, çaresizlik hissi, aşırı para harcama ve duygusal patlamalara neden olabileceğini belirten Dönmez, ”Stresi hafifletmede zihni ve vücudu yatıştırmayı öğrenmek son derece önemlidir. Egzersiz ve spor yapma, egzersizin vücut üzerindeki anlık etkisi strese yol açmaktır. Ancak düzenli bir egzersiz programıyla vücut bu duruma uyum gösterir” dedi.

Gerginlik, depresyon, yetersizlik duygusu ve endişelerin düzenli egzersizle azaltılabileceğini ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:Lida

”Tek başına egzersizin ruhsal durum ve stresli yaşam olaylarıyla başa çıkma üzerinde çok büyük etkisi vardır. Stresle baş edebilmek için beslenme de çok önemlidir. Stresin kaynağı ister fiziksel, ister duygusal olsun vücut adrenalin salgılayarak reaksiyon vermektedir. Adrenalin oluşumu için C vitaminine gerek duyulmakta, uzun süreli streslerde artan adrenalin düzeyine bağlı olarak daha fazla C vitamini tüketilmesi gerekmektedir.”

C vitamini yetersizliğinin bakteri ve virüslerin saldırıya geçmesine neden olduğunu bildiren Dönmez, şunları kaydetti:Lida

”Havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı ve turuncu meyvelerde bulunan A vitamini de bağışıklık sistemini olumlu etkilemektedir. Yine bağışıklık sistemini desteklemede koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan folik asit, deniz ürünleri, kırmızı et ve tohumlarda bulunan çinko da vücuda yarar sağlamaktadır. Stres altında olan organizmanın protein gereksinimi artar. Dolayısıyla yumurta, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri sıklıkla tüketilmelidir.”

Dönmez, araştırmaların, stres veya depresyondan şikayet eden kişilerin, bazı önemli beslenme kurallarına uyarak vücut biyokimyasını desteklemeleri gerektiğini ortaya koyduğunu ifade ederek, ”Araştırmalara göre de zararlı stres ile zararsız stres arasındaki fark kişinin vücut sistemlerinin gücünden kaynaklanır” dedi.

Tüketilen kafein miktarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dönmez, çok düşük miktarda kafeinin bile depresyon, huzursuzluk, sık tekrarlayan baş ağrıları, kalp çarpıntısı ve uykusuzluğa neden olabileceğini kaydetti.

Depresyona girmiş kişilerde kan şekerinin düşük olduğuna dikkati çeken Dönmez, şöyle devam etti:

”Rafine şeker tüketimini mümkün olduğunca azaltarak kompleks karbonhidratlardan zengin beslenmek gerekmektedir. Bunu da beslenmenize kuru baklagilleri, sebzeleri, meyveleri ve karışık tahıllı besinleri beslenmenize koyarak sağlamanız mümkündür.”

Formunuzu yukarı çıkarın

Yeni bir seviyeye çıkmak için merdivenleri kullanmak her zaman en iyi seçenektir. Los Angeles’ta antrenörlük yapan Jeanette Soloma yokuşlar, standart zemin egzersizlerinin aksine; vücudun alt kısmındaki kaslarını çalıştırır ve dengeyi düzenler diyor. Isınmak için 2 dakika boyunca merdivenlerden inip çıkın.

Sonra aşağıdaki 4 egzersizin her bir setini, hiç ara vermeden; bir setten diğerine geçerek, uygulayın. Bu egzersizleri, arka arkaya olmamak koşuluyla haftada iki gün yapmaya çalışın.

Sağa-sola çökme (Side squat)

Bu hareket; göbeği, sırtı, diz bağlarını, basenlerin iç kısmını, baldırları ve kasları çalıştırır.

Vücudunuzun sol tarafı merdivene dönük iken en alttaki basamaktan bir adım geride durun. Sol ayağınızı, ikinci basamağa yerleştirin. Kollarınızı başınızın üzerine kaldırın ve sol bacağınızı düzleştirin. Böylece sağ bacağınız yerden kalkacak ve sol bacağınız üzerinde dengede kalacaksınız. 1 saniye bekleyin ve sağ bacağınızı yere indirin. Sonra sol bacağınızla yere basın. Bu bir settir. Bu hareketi 12-16 kez yapın. Daha sonra diğer bacağınızla aynı hareketi tekrarlayın.