Yeni yıla formda girin

Natalie Portman’nın antrenörü Juliet Kaska’nın hazırladığı 30 dakikalık egzersiz rutini sayesinde vücudunuz hızla forma girecek.

Kendinize biraz vakit ayırıp yapacağınız bu egzersizler sayesinde 2009′a harika bir vücutla gireceksiniz!

Vücudunuzun tamamını 3 haftada şekle sokun!
Kış mevsiminde egzersiz yapmak için kendinizi motive etmek çok zordur. İhtiyacınız olan kısa sürede sonuç verecek, eğlenceli bir egzersiz programı.

KUVVETLENDİRİCİ HAREKETLER
Hareketlerin tekrarını saymayın. 60 saniye içinde yapabildiğiniz kadar çok hareketi tekrarlayın. Bütün programı haftada üç kez, üçer set yapın!

KARDİYO
Kuvvetlendirici hareketlere başlamadan önce 5 dakika kardiyo yaparak kalbinizin atış hızını artırın. Bir dakika boyunca yapın.

Baştan aşağı kontrol!

Diş aralarını temizlemeyi ihmal etmeyin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Dişlerinizi günde iki kez düzenli olarak fırçalasanız bile, çürümeye neden olan bakterilerden tamamen kurtulamayabilirsiniz. Dişeti hastalıklarına neden olan bu faktör, ileri aşamalarda kalp hastalıkları ile hamilelerde erken doğum riskine neden olabilir. Dişeti iltihapları, yaş farkı gözetmeksizin herkeste görüldüğünden, diş temizliği her kadın için çok önemlidir.

Tartıya çıkmayı alışkanlık haline getirin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Araştırmalara göre; her gün düzenli olarak tartılan kişilerin ideal kilolarına daha kolay ulaşıp, kendilerini istedikleri kiloda sabitledikleri gözlemlendi.

Vitamin desteği alın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
20’li yaşlarda alınan multi-vitamin desteği, demir ve folik asit ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamanızı sağlar ve yaşınız ne olursa olsun, hamile kalmaya çalışıyorsanız; ya da zaten hamile iseniz, multi-vitamin desteğinin sağlayacağı bu minerallerle doğumda oluşabilecek riskleri azaltabilirsiniz. 30’lu ve 40’lı yaşlarda ise kemik sisteminizin dayanıklılığını korumak için vitamin desteği almak, önemli bir noktadır.

HAFTALIK PROGRAMLAR

Seks yapın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Yapılan çalışmalara göre; haftada bir ya da iki kez seks yapmak, vücudun bağışıklık sisteminin %30 daha fazla korunmasını sağlayarak, vücuttaki virüs ve bakterilerin dışarı atılmasını sağlar.

3-6 AYLIK PROGRAMLAR

Diş doktorunuzu ihmal etmeyin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Yılda iki kez, çürük oluşumunu önlemek ve profesyonel bir temizlik için mutlaka diş doktorunuzu ziyaret edin. İki ziyaretinizin en azından birinde dudak, dişeti ve dil muayenesi yaptırmak, oluşabilecek enfeksiyonlar ile ağız yoluyla yayılan kanserli hücrelere karşı erken bir önlem olacaktır.

Cinsel İlişki Yoluyla Bulaşan Hastalıklar (CİYBH) testleri
(Sexually Transmitted Diseases) STDs
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Birçoğu tedavi edilebir olduğu halde, sağlığınızı ve üretkenliğinizi riske atmamalısınız. En ufak bir şüpheniz varsa ya da bir belirti farketdiyseniz, hemen muayene olun. Kontrol edilmesi gereken en önemli üç faktör, bel soğukluğu, genital hastalıklar ve HIV virüsüdür. E-posta yoluyla sipariş ederek, bu testleri evde bile uygulayabilirsiniz.

YILLIK PROGRAMLAR

Cildinizi es geçmeyin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Cilt kanserinin en tehlikeli hali olan melanom hastalığı, yaygın olarak kadınlarda rastlanmakla birlikte; daha çok 40’lı yaşlardan önce görülür. Yılda bir kez dermatoloji uzmanına görünerek, bütün vücudunuzu zararlı hücrelere karşı tarattırın ve birkaç ayda bir kendiniz aynada kontrol ederek vücudunuzda asimetrik, düzensiz şekilli ve değişik renkte hücreler olup olmadığını tespit edin.

Jinekoloğunuza uğrayın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Bu noktada düzenli olarak jinekoloğunuza gitmek, büyük önem taşır. Rahim ağzı kanseri açısından büyük risk taşıyorsanız, doktorunuzdan HPV testi uygulamasını da isteyin. Araştırmalar, kanser riski taşıyan hücreleri saptamada HPV testinin PAP testinden %40 daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor.

Gözlerinizi muayeneden geçirin!
30’lu ve 40’lı yaşlar
35’li yaşlarda başlayan ve gözde oluşan glokom hastalığı, benekte oluşan yapı bozuklukları ve katarakta karşı erken önlem alın.

Göğüs filmi çektirin!
40’lı yaşlar
40 yaşından itibaren her sene yaptırmanızı kesinlikle tavsiye ediyoruz. Ailenizde göğüs kanseri vakası görüldüyse, ailenizde görülen en erken göğüs kanseri yaşından en az beş sene önce kontrollere başlayın. Kanser riskiniz fazla ise doktorunuzun daha detaylı veriler için MR tavsiyesinde bulunması muhtemeldir.

2-3 YILLIK PROGRAMLAR

Fiziksel ölçümleme ve testler yaptırın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Kadınların geneli yılda bir yapılan jinekolog ziyaretlerini yeterli zanneder ama bu ziyaretler, ihtiyacınız olan bütün kontrolleri kapsamayabilir. Kalp rahatsızlıkları gibi birçok sağlık problemi, vücudunuzun aşağı kısımlarında saptanamayabilir. Yapılan bütün bu testlerin haricinde, doktorunuzun kalp atışı, kan değerleri, kilo ve boy testlerini de yapmasını istemeniz, daha kapsamlı bir kontrolden geçmenizi sağlar.

Pap Smear Testi’nden geçin!
30’lu ve 40’lı yaşlar
30’lu yaşlardaysanız ve önceden iki veya daha fazla Pap Smear Testi uygulamış ve sonra yeni bir seks partneriniz olmadıysa, bu testlerin sayısını azaltmanızda bir problem olmaz.

Diyabet kontrolleri!
40’lı yaşlar
45’li yaşlar artık kan şekeri seviyenizi ölçtürmeye başlamanız gereken yaşlardır. Aşırı kiloluysanız, ailenizde diyabet hastalığı yaygınsa ya da hamile kalmaya çalışıyorsanız, kontrollere önceden başlamanızı öneririz.

5 YILLIK PROGRAMLAR

Vücudunuzdaki yağ oranını ölçtürün!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
20’li yaşlardan itibaren kolesterol ve yağ ölçüm testlerini düzenli olarak yaptırmanız büyük önem taşır. Testlerde çıkan değerler, beklenenden daha yüksek ise daha sık kontrole tâbi tutulmalısınız.

Tiroid bezinizi kontrol ettirin!
30’lu ve 40’lı yaşlar
Tiroid hastalığına yakalanan her 10 kişiden 8’ini kadınlar oluşturur. Ortak şikâyetler; ağrı, yorgunluk ve hızlı kilo alımı olduğundan; böyle bir probleminiz olduğunu bile fark edemeyebilirsiniz. 35’li yaşlardan itibaren tiroid hormon değerlerini düzenli olarak kontrol ettirmenizi tavsiye ederiz.

Sebzeleri zor tüketmemizin nedeni, sunuş hatalarıdır. Aslında sebzelerin bir suçu yok! Tek sorun, onları nasıl sunacağımızı bilemememiz… Sebzeleri genellikle haşlanmış veya buğulanmış olarak ve lapa gibi sunuyoruz; oysa onlara lezzet katmak çok kolay…

Baharatlı Tatlı Patates Çubukları:
1 kişilik

1 adet tatlı patatesi soyun. 3 veya 4 dilim halinde doğrayın. Daha sonra her dilimi parmak kalınlığında kesin. 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile birlikte patatesleri bir kaba koyun. Bir tutam tuz-karabiber ekleyin. İçerisine 1 yemek kaşığı paprika veya biftek çeşnisi ilave edip, tekrar karıştırın. Patates çubuklarını pişirme kâğıdının üzerine koyun ve 400 derecelik fırında, 30 dakika pişirin.

Kıtır Karnabahar:
4 kişilik

Bir karnabaharı 4 parçaya bölün; her bir bölümü de orta boy parçalar haline getirin. Üstüne 1 yemek kaşığı zeytinyağı dökün. Her parçanın yağa bulandığından emin olun. İçerisine 1 çay kaşığı kimyon ve bir tutam tuz-karabiber ekleyip, tekrar karıştırın. Bu karışımı pişirme kâğıdına dökün. 425 derecelik fırında, 20 dakika pişirin. Birkaç kez çevirin ve üst üste gelmemelerine dikkat edin. Karnabahar parçaları sıcaklığı ne kadar alırsa, o kadar kıtır olacaktır.

Sebzeleri kızartmak yerine, ızgarada pişirin:
Yüksek ısı, sebzeleri göz alıcı ve lezzetli yiyeceklere dönüştürür.

Meksika Mısırı:
1 kişilik

Mısır yapraklarını soyun; mısırı avucunuza alın ve zeytinyağı ile ovun. Üzerine 1 çay kaşığı kimyon ve bir tutam tuz ekleyerek ovmaya devam edin. Daha sonra mısır yaprakları ile eskisi gibi kapatın. 15-20 dakika döndürerek, fırında pişirin. Mısır yaprakları kızarana kadar (açık kahve bir görünüm alana kadar) fırında tutun ve servis yapın.

Yeşil Sebze Izgarası:
4 kişilik

Marulu yıkayıp, 4 parçaya ayırın. Her bir parçayı hafifçe 1 çay kaşığı sızma zeytinyağı ile ovun; üzerine tuz-biber ekleyerek, ovmaya devam edin. Sıcak ızgaraya parçaları yerleştirin. Izgara tadı, marula geçinceye kadar pişirin. Daha sonra marulların közlenmiş taraflarını temizleyip, üzerinde zeytinyağı gezdirin ve 1 çorba kaşığı rendelenmiş parmesan peyniri ekleyin.

Çay Üzümlü Balsamik Salatası:
1 kişilik

Tere, roka gibi 2 kâse biberli yeşil sebzeyi yıkayın. Yıkanmış ve ayıklanmış çay üzümleri (blueberry / yaban mersini) ekleyin. 1/3 oranında doğranmış salatalık, ¼ oranında taze yeşil soğan ve 2 yemek kaşığı tuzlu beyaz peyniri karıştırın. En son balsamik sosu ekleyerek, servis yapın.

BLT Salatası:
(Beef, Leek and Tomato / Sığır Eti, Pırasa ve Domates)
1 kişilik

Daha önceden pişirilmiş sığır etini, mikro dalga fırına verin. Dana sonra soğutup parçalara ayırın. 2 kâse yıkanmış ve kurulanmış rokayı büyük bir kaba alın. İçerisine eti ve küp küp doğranmış 2 tane domatesi ekleyip, karıştırın. Sosu için küçük bir kâseye 1 yemek kaşığı az yağlı yoğurt, 1 yemek kaşığı hardal, 1 çay kaşığı zeytinyağı, dövülmüş sarımsak ve bir tutam tuz-karabiber ilave edin.

Acılı Avokado Ezmesi:

2 avokadoyu bir kaba alın, ¼ oranında kesilmiş kırmızıbiber, ½ oranında kesilmiş domates ve ½ oranında kesilmiş jalapeno biberi, 1 yemek kaşığı kesilmiş taze kişniş, limon suyu ve yarım çay kaşığı tuz ile karıştırın.

Limonlu Taze Nohut Ezmesi:

2 kâse yıkanmış nohut, 2 baş sarımsak, 2 yemek kaşığı az yağlı yoğurt, 1 yemek kaşığı susam yağı, 2 yemek kaşığı kıyılmış taze maydanoz, 2 yemek kaşığı limon suyu, çeyrek limon kabuğu rendesi ve yarım çay kaşığı tuzu blenderda karıştırın.

Pişirilmiş Esmer Şeker Ezmesi:
4 kişilik

2 meşe palamudunu ikiye bölün ve tohumlarından ayırın. Pişirme kâğıdının üstünde, 375 derecelik fırında, 30 dakika pişirin. Daha sonra içine 1 yemek kaşığı tereyağı sürüp, 1 yemek kaşığı esmer şeker ile bir tutam tarçın ilave edin. Tekrar fırına verip, 20 dakika daha pişirin.

Ballı ve Kaju Fıstıklı Havuç Tatlısı:
1 kişilik

Geniş bir tavaya minik havuçları yayın. Havuçlar biraz pişirip, ateşten alın. 2 çay kaşığı bal, bir tutam tuz, 1 yemek kaşığı tuzsuz kaju fıstık ile birlikte servis yapın. Havuçlar pişirir pişmez ocaktan alındığında sıcaklığı, balı eriteceği için kristaliz bir görünüm elde edeceksiniz.

Harika karın kasları için yemek

Çelik gibi karın kasları olan bir kadın görmek; açlıktan öldüren diyetleri kamufle etmeyi ve iş yasalarını ihlal edecek derecede zaman alan bir egzersiz programını aklınıza getirebilir. Fakat Men’s Health editörlerinin (suç ve şişmanlıkla mücadelede ortaklarımız) çıkardığı Abs Diet for Women adlı yepyeni kitaba göre; Shakira’nınki gibi baklava dilimli karın kaslarına sahip olmak için sancılar çekmeniz veya Photoshop programını bilmeniz gerekmez. Kitaba şöyle bir baktığımızda, bu kitabın metabolizmanızı güçlendirmek için 1 haftalık yemek programı ve karın merkezli egzersizler içerdiğini görüyoruz.

Göbek düzleştirme operasyonu başlasın!

Ne olur, yiyin!
Tartının gösterdiği rakamın düşmesini istiyorsanız, yemeniz ve daha fazla olmak koşuluyla egzersiz yapmanız gerekir. Her gün kullandığınız kalorinin %10 ilâ 30’u, yediklerinizi sindirirken yakılır. Bu çok hoş! Çünkü yeme arzumuzu karşılarken, aslında kalorilerimizi yakıyoruz. Ancak tüm gıdalar, aynı şekilde yaratılmamıştır. Vücudunuz proteini sindirmek için (tüketilen 100 birimden yaklaşık 25’i yakılır) yağ ve karbonhidratları sindirmek için yaktığından (tüketilen 100 birimden yaklaşık 10-15’i yakılır) daha fazla kalori kullanır.

Abs Diet bu yüzden zayıf, sağlıklı protein ilavesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Her şeyden makul bir şekilde yiyin; böylece daha fazla kalori yakarsınız. Protein, aynı zamanda kasları oluşturan besin maddesidir ve ne kadar çok kasınız olursa, metabolizmanız da o kadar güçlü olur ve gün boyunca o kadar çok kalori yakarsınız. Kilo alıp verirken, kaslarınızda mikroskobik yırtılmalar oluşur. Bu yırtıkları onarmak için vücudunuz, hasarı değerlendirmek ve kası onarmak amacıyla yeni proteinlere ihtiyaç duyar. Protein, yeni kas lifleri oluşturarak, orijinal hücre yapınızı güçlendirir.

Beslenme dünyasının bu harika çocuğu, sizin daha hızlı şekilde, daha tok hissetmenizi de sağlar. European Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir çalışmada denekler dört çeşit karışımdan (%60 protein, %60 karbonhidrat, %60 yağ veya her üçünden eşit miktarda içeren bir karışım) birini içtiler. Sonra kendilerine öğle yemeği sunuldu. En az yemek yiyen grup, yüksek proteinli veya karışık besin maddeli karışımı seçenler oldu. Her iki karışım da aynı miktarda kalori içeriyordu, fakat protein katılımcıların daha tok hissetmesini ve daha az yemesini sağladı.

İyi haberler bununla da bitmiyor. Zayıf proteinler üzerine odaklanan bir yeme planının takip edilmesi, öncelikle vücudunuzun orta bölümündeki kilo kaybını hızlandıracaktır. Danimarka’da yapılan bir çalışmada araştırmacılar, 65 deneği %12 protein diyeti, %25 protein diyeti veya diyet içermeyen bir programa tabi tuttular. İlk iki grupta yaklaşık %30 düzeyinde olan kalori yüzdesinin, yağdan kaynaklandığı görüldü. Düşük proteinli diyeti uygulayanlar ortalama 4 kilodan daha fazla kilo kaybederken; yüksek proteinli diyeti uygulayanlar ise ortalama 7 kilo kaybetti ve düşük protein grubundan daha az kalori aldı. Daha şaşırtıcı olan istatistik ise ne kadar kilo verdikleri değil, hangi bölgeden kilo verdikleriydi. Yüksek proteinli diyet yapanlar, karın bölgesinde iki kat daha fazla yağ yaktı.

Muhtemelen bu diyete başlamak için sabırsızlanıyorsunuz. Plan basit: Aşağıdaki 6 ilkeye bağlı kalın ve burada anlatılan Abs Diet egzersizini takip edin. 2 haftada veya daha kısa sürede 4 kiloya kadar yağ –öncelikle göbek bölgesinden– yağ yakabilirsiniz.

1 Günlük öğünlerinizi 6’ya bölün
Anahtar sözcük: Enerjiyi dengeleyin. Yani ne kadar kalori aldığınızla, ne kadar kalori yaktığınızı kıyaslayın. Georgia State Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre; saatlik 300-500 kalori alımını ya da verimini dengelerseniz; kilo kaybetmeniz kolaylaşır ve kaslarınız daha fazla çalışır. Günde sadece 3 öğün yemek yerseniz, enerji dağılımını sağlıklı olarak dengelememiş olursunuz. Öğün aralarında kalori yakımı, kalori alımından daha fazla; öğün sırasında ise bu durum tam tersi haldedir. Bu sebeple öğünleri büyük tutmaktan ziyade; porsiyonlarınızı küçültün ve her 2-3 saatte, bir şeyler yiyin. Böylece hem kendinizi tatmin edebilir, hem de diyetinizi düzenli bir şekilde sürdürebilirsiniz.

2 Aşağıdaki 12 güç kaynağını programınızda es geçmeyin
Bu 12 güç kaynağı; proteinli ve lif özlü besinler ile yağ oluşumunu engelleyen gıdalar içermekle beraber; o kadar etkilidir ki düzenli olarak alındıklarında, daha sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmanızı destekler. Zorunda olmamakla birlikte, bütün öğün ve ara öğün yemeklerinizde bu 12 güç kaynağını esas tutarsanız, vücudunuzdaki değişim süreci hızlanır.

Şu basit püf noktalarına dikkat edin:
• Ana öğünlerinizde bu yapı taşlarından 2 ya da 3 tanesinin ya da en azından 1 tanesinin her ara öğününüzde bulunmasına özen gösterin.
• Protein, karbonhidrat ve yağ gibi yapı taşlarından yeterli miktarda edinmek için öğününüzü mineraller açısından çeşitlendirin.
• Her ara öğününüzün özellikle protein destekli olmasına özen gösterin.

Badem ve kabuklu yemişler
Kas oluşumunu destekleyip, açlık hissini yatıştırır. Obezite, kalp hastalıkları, kas kaybı, kırışıklık oluşumunu, kanser ve yüksek kan basıncını engellemeye yardımcı olur.

Baklagiller
Kas oluşumu ile yağ yakımını sağlamanın yanı sıra sindirim sistemini düzene sokar. obezite, bağırsak kanseri, kalp hastalıkları ve yüksek kan basıncına karşı savaşır.

Ispanak ve diğer yeşil sebzeler
Yaşlanmayı geciktirecek molekülleri harekete geçirir. Kanser, kalp hastalıkları, obezite ve kemik erimesine karşı etkili bir silahtır.

Süt ürünleri
Güçlü kemik oluşumunu sağlar ve kilo kaybını hızlandırır. Kemik erimesi, obezite, kanser ve yüksek kan basıncı riskini azaltır.

Yulaflı besinler
Enerji verir, kolesterolü düşürür ve kan şekeri değerlerinin normal bir seviyede tutulmasını sağlar. Kalp hastalıkları, obezite, bağırsak kanseri ve şeker hastalıklarını engellemede etkilidir.

Yumurta
Kas oluşumunu sağlayıp, yağ oluşumunu engeller. Obeziteye karşı savaşır.

Hindi ve diğer beyaz etler
Kas miktarını artırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Obezite ve çeşitli hastalıklara karşı savaşır.

Fıstık ezmesi
Testosteron ve kas miktarında ciddi bir artış sağlar. Yağ yakımını hızlandırır. Obezite, kas kaybı, kırışıklık oluşumu ve kardiyovasküler hastalıkların oluşumunu engellemeye yardımcı olur.

Zeytinyağı
Kolesterolün düşük bir seviyede tutulmasını ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Obezite, kanser, kalp hastalıkları ve yüksek kan basıncı riskini azaltır.

Buğday ekmeği ve mısır gevreği
Vücudun yağ depolamasını engeller. Kalp hastalıkları, kanser, obezite ve yüksek kan basıncı gibi problemlere karşı etkilidir.

Ekstra-protein tozu
Hızlı kas oluşumunu ile yağ yakımını sağlar. Aşırı şişmanlığı önler.

Çilek ve böğürtlenler
Kalbi korur, görme duyusunu geliştirir, vücut denge ve koordinasyonunu sağlar. Hafızayı güçlendirir ve açlık duygusunu geçiştirir. Kalp hastalıkları, kanser ve obeziteye karşı etkilidir.

3. Düzenli aralıklarla smoothie için
Smoothie’nin –süt, yağsız yoğurt, protein tozu, buz ve diğer güç kaynağı besinlerin karışımı- iyi bir öğün destekleyicisi ve etkili bir ara öğün olarak işlevi vardır. Hazırlaması çok kısa bir zaman almakla birlikte; içerdiği küçük ve sulu meyveler, tatlandırılmış whey protein (peynir suyu tozu) veya fıstık ezmesi şeker ihtiyacınızı giderirken, hafif gıdalar olmaları nedeniyle midenizde fazla yer kaplamazlar. İlk iş olarak elinize bir mikser alın ve 250 gramlık meyve parçacıklarını karıştırın. Kahvaltıda veya egzersiz öncesi ya da sonrasında smoothie içebilirsiniz.

4. Kalori hesaplamayı bırakın
12 güç kaynağı ve bunlara eş değerdeki besinleri tüketerek, aldığınız kaloriler bir anlamda kendiliğinden sayılacaktır. Bu besinler, sağlıklı ve tatmin edici oldukları gibi aynı zamanda enerji vericilerdir ki bu en çok geceleri dışarıdayken işinize yarar. Ayrıca, ekmek ya da fıstık ezmesi gibi kalorisi fazla olan yiyecekler üzerinde biraz limitli davranmak, akıllıca olacaktır. Diğer bir püf nokta ise kendinizi her yemek grubundan 1-2 porsiyon alarak sınırlandırmanız ve 1 öğün boyutunuzu toplamda 1 tabak çapı olarak belirlemenizdir.

5. Ne içip içmemeniz gerektiğini öğrenin
Alkolün sizi tehlikeye sokabileceği tonlarca yol mevcut. Alkol, sizi tok hissettirmeyeceği gibi açlık hissinizi de gidermez. Vücutta yağ yakımını sağlayan ve kas oluşumunu tetikleyen hormonların üretimini engelleyen alkol tüketimi, %36 oranında daha az kalori yakmanıza neden olarak, aldığınız besinlerdeki yağların vücudunuzda daha fazla depolanmasına yol açar. Eğer alkolden vazgeçemem diyorsanız, kendinizi haftalık 2-3 içkiyle sınırlandırın. Su, her ne kadar Miller kadar heyecan verici olmasa da günde en az 8 bardak su içmenin birçok yararı vardır. Mesela su, tatmin olmanızı sağlar çünkü çoğu zaman açlık diye nitelendirdiğimiz hisler, aslında susuzluğumuzdan kaynaklanır. Su ayrıca vücudumuzdaki dışkılardan kurtulmamıza yardımcı olurken; yararlı mineralleri kaslara ulaştırarak, metabolizmanızın işler bir şekilde çalışmasını sağlar. Çok su içme taraftarı değilseniz; yağsız süt, yeşil çay ya da soda da işe yarar.

6. Haftanın sadece 1 öğünü için bu 5 püf noktayı unutun
Eşinizi aldatmanızı ya da vergi kaçırmanızı asla savunmuyoruz, ama bu sefer haftalık rejim programınızın sadece 1 öğününü ekmenizi destekliyoruz. Bütün kalori hesaplarını bir yana bırakın ve kendinize yarım bir pizza ısmarlayın ya da bir Kit kat veya canınızın çektiği bir şeyin tadını çıkararak yiyin; tekrar programınıza dönmek üzere, bir süre oburluğun tadını çıkarın.

Sağlıklı nefesler

Biz insanlar günde yaklaşık olarak, 11 metreküplük nefes alıp veriyor ve bu eylemin %65’ini kapalı ortamlarda gerçekleştiriyoruz. Bu aslında çok da iyi bir haber değil; çünkü kapalı ortamlardaki hava, açık ortamlardaki havadan neredeyse %50 oranında daha kirli… Kirliliğin tüm suçu ise binaların yapım aşamasında kullanılan malzemelerden, yakıt tüketen cihazlardan ve temizlik sırasında kulladığımız ürünlerden kaynaklanıyor. Sıraladığımız bu faktörler zaman içinde astım, baş ağrısı, yorgunluk, kalp hastalıkları ve hatta kanser gibi ölümcül hastalıklara neden olabiliyor.

Sadece aldığınız nefes yüzünden başınıza kötü bir şeyin gelmemesi için siz de bu kötü çocuklardan bir an önce kurtulun ve daha rahat bir şekilde soluk alın!

İşte hayatınızı kurtaracak çözümler:

Hemen bir karbonmonoksit detektörü edinin
Karbonmonoksit, nitrojendioksit ve is gibi havada bulunan zerreler; ocak, şömine ve bacaların temiz tutulmamasından kaynaklanıyor. Karbonmonoksite az miktarlarda maruz kalındığında baş ağrısı ve mide bulantısı gibi rahatsızlıklar ortaya çıkarken; belli bir seviyenin üstündeki karbonmonoksit gazı öldürücü olabiliyor. Göz, burun ve boğaz bölgelerinde tahrişe neden olan nitrojendioksit ise akciğer dokularına zarar verebiliyor.

Önlem: Ocağı kullanırken havalandırmanın açık olduğuna emin olun. Detektördeki gösterge sarı renkte olduğunda; bu kirli hava salımınının fazla olduğunu gösterir. Böyle bir ibare ile karşılaştığınızda gaz şirketiyle irtibata geçin.

Phthalate asiti içermeyen ürünleri tercih edin
Deterjan, hava tazeleyicileri, plastik yer döşemeleri ve plastik duş perdelerinde bulunan phthalate isimli kimyasal madde, astım ve alerjiye neden oluyor.

Önlem: Kullandığınız ürünleri seçerken içerisinde bu maddenin olmamasına dikkat edin.

Temizliği, tozu kaldırmadan nemli bir bezle yapın
Günümüzde çoğu ürüne -yanma özelliğini azaltıcı- PBDE kimyasalları (Polybrominated Diphenyl Ethers) ekleniyor. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalara göre;  PBDE kimyaalları hücre yenilenmesini engeleyici yöne etki gösteriyor. Özellikle televizyon, bilgisayar ve mobilya gibi ürünlerin bu kimasalları içerdiği biliniyor.

Önlem: Bu kimyasallardan etkilenmeyi minimum düzeye indirgemek için temizliğin nemli bezler ile yapılması öneriliyor. Ayrıca sürekli gün ışığı gören elyaf yastıkların kılıflarının da değiştirilmesi tavsiye ediliyor.

Evinizde profesyonel kimyasal değerler ölçüm testi yaptırın
Radon kimyasalı, kokusuz ve kendiliğinden açığa çıkan radyoaktif bir bileşen olup; yerin altındaki uranyum parçacıklarının birbirinden ayrılması sonucu havaya karışıyor. Sigara kullanımı dışındaki en önemli akciğer kanseri nedeni olan bu gaz sebebi ile ABD’de yılda yaklaşık 20.000 kişi hayatını kaybediyor.

Oda sıcaklığında gaz haline gelen VOC kimyasalları (Volatile Organic Compounds) ise duvar boyalarında, temizlik ve ahşap koruyucu ürünleri ile kuru temizleme yapılan kıyafetlerde bulunuyor. VOC kimyasalları göz, burun ve boğaz bölgelerinde tahrişe yol açmanın yanı sıra ileri seviyelerde baş ağrısı, yorgunluk ve kansere kadar uzanabilen ciddi riskler içeriyor.

Önlem: Bu gazlardan korunmak için bileşiminde fazla güçlü kimyasallar içermeyen temizlik ürünlerini tercih edin ve evinize zararlı bileşenlerden arındırılmış duvar boyaları ile yer döşemeleri kullanın.

Ani kilo kayıbları

Hiç uğraş göstermeden kilo mu verdiniz? Öyleyse, bu durumu avantaj olarak kullanabilirsiniz. Nasıl mı? İşte bu sorunun cevabı da yazımızda…

Kilo kaybetmek, otomobilinizin anahtarını kaybetmek kadar kolay ve sık olup, uğraş gerektirmeseydi, her şey ne kadar güzel olurdu. Aslında diyet yapmak, aklınızın ucunda bile olmadığında; fazla kilolarınızın kendiliğinden yakılması, daha muhtemeldir. Yeni bir ilişkiye girmişseniz, soğuk algınlığına yakalanmışsanız ya da iş stresi altındaysanız, rejimden önce yapacağınız daha önemli işler var demektir. Bu tip durumlarda önce kaybedilen, genelde kastır ama ideal kilonuza ulaşmak için yaklaşık 5 kilogramlık bir kayıp, iyi bir başlangıç olabilir. Tabii ki sağlıksız zayıflama ya da verilen kiloların korunamaması gibi durumlar yerine; aynı kiloda kalmak ya da sağlıklı yollardan zayıflamak daha akıllıca olacaktır.

WH uzmanları tarafından onaylanan zayıflama yöntemleri:

Yeni bir aşk
Çok heyecanlı olduğunuzda, muntazam şekilde hazırlanmış bir akşam yemeği çok cazip olmayabilir. Beyin, aşırı heyecan ve gerginlik duyguları sonucunda, adrenalin gibi hormonlar salgılar ve bu da hayalini kurduğunuz dakikaların istediğiniz gibi olmasına engel olabilir. Yapılan araştırmalar, sevgilinizle geçirdiğiniz zamanlarda yemek yeme ihtiyacınızın daha çok hissedildiğini gösteriyor. Bekâr kadınlara oranla yeni evli kadınların, 5 yılda yaklaşık olarak 10 kilogram daha fazla aldıkları düşünülürse; obezite riskinin, hayat tarzınıza bağlı olduğu açıkça gözlemlenebilir.

Buna dikkat!
Sevgiliniz önüne gelen her şeyi yiyip, hâlâ formunu koruyor olabilir ama bir erkeğin bir kadına oranla günde 600 kalori daha fazla yaktığını hesaba katarak, sizin de aynı şeyi uygulayabileceğinizi sanmayın. Buluşmalarınız genelde yemek masası ekseninde dönüyorsa, sırf oturarak iletişim kurmak yerine; aktivitelerinize yüzme, yürüyüş, bisiklet sürme ya da spor salonuna gitme gibi programlar da ekleyebilirsiniz. Başka biriyle egzersiz yaparak vakit geçirmek, en azından 1-2 beden incelmenizi sağlayacaktır.

“Erkek arkadaşımla çıkmaya başladıktan sonraki 1 ay içerisinde, yaklaşık olarak 5 kilogram verdim. Bu hiçbir diyet programı uygulamadan elde ettiğim en iyi sonuç!”
İrem Atacan, 30, Fotoğrafçı, İstanbul

Grip
Hasta bir şekilde geçirdiğiniz fena bir haftadan sonra iş arkadaşlarınızın daha fit vücudunuz hakkındaki yorumları muhtemelen çok hoşunuza gidecektir ama dolabınızı baştan aşağı değiştirmek için acele etmeyin. Hastalıktan kaynaklanan geçici kilo kaybına aldanıp, yemek yemeyerek verdiğiniz kiloların çok büyük bir kısmını geri alacağınızı aklınızdan çıkarmayın. Örneğin, hastayken yaptığınız tek egzersiz, yatak ile tuvalet arasında gidip-gelme olacağından, kaslarınız yavaş yavaş küçülmeye başlayacaktır. Amerikan Tıp Birliği’nin yaptığı araştırmalara göre; 2 haftalık bir egzersiz kesintisi bile, kasların azalıp, bel çevresinde yağların toplanmasına yeterli oluyor.

Buna dikkat!
Spor salonunun yolunu tutma zamanı! Vücudunuzdaki kas miktarı ile yakacağınız günlük kalori miktarı doğru orantılı olup; bu oran, bir süreliğine spordan uzak kalsanız bile azalmaz. Şunu da unutmayın ki yarım kiloluk kas kütlesi, yarım kiloluk yağ kütlesinden çok daha az yer kaplar. Bu farkı tartılırken hissetmeseniz bile, vücudunuzdaki değişikliği aynada gözlemleyebilirsiniz. En azından %80 oranında daha sağlıklı hissedip, doktorunuzdan yeşil ışık alana kadar bekleyin ve daha sonra ideal kilonuza ulaşmak için zayıflama programınızı uygulayın. Vücudunuzdaki ana kasları çalıştırmak ve ortaya çıkarmak için kaldırabileceğiniz en büyük ağırlıklarla 12–15 tekrardan oluşan 3’er setler uygulamaya çalışın. İki önemli kas grubu için iki farklı hareket uygulayın: Üst bacak için çeşitli yönlere yapılan bacak egzersizlerini; göğüs için ise şınav ve ağırlıklarla yapılan egzersizleri uygulayın. Ayrıca Pensilvanya State Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre; yemek öncesi içilen çorba, yemek boyunca aldığınız toplam kalorinin %20’sini indirgemenizi sağlıyor. Bunu da dikkate alarak, her yemek öncesi 100-150 kalori değerindeki herhangi bir çorbayı öğününüze ekleyin.

“2 hafta boyunca tek tip bir diyet uyguladım ve bu süre içerisinde 5 kilogram verdim. İştahımı dizginlediğimde, kilomun da otomatik olarak düştüğünü gördüm!
Burcu Karahan 29, Yatırım Uzmanı, Ankara

Stres
Çok yoğun olduğunuz dönemlerde, stresin de etkisiyle, dikkatinizi daha çok iştahınıza verirsiniz. Üzerinizdeki birikmiş stresi atmak için yoga yaptığınızda ya da masaj ile terapi gördüğünüzde; bütün yorgunluğunuzdan arınmakla beraber; iştahınızın da aynı oranda artmış olduğunu fark edeceksiniz. Bu durumda önceden yaktığınız kalorileri geri almamak zor olacak… Çünkü kilo vermek için yaşamınıza; öğün atlamak ve öğlen yemeğinde -sadece enerji vermesi için- şekerleme yiyip, kahve içmek gibi birkaç kötü alışkanlık sokmuştunuz.

Buna dikkat!
Son zamanlarda iştahınız biraz açık olduğundan, büyük bir ihtimalle mutfak dolaplarınız şu an boş… Bu durumu avantaja çevirin ve mutfağınızı; buğday özlü besinler, meyve-sebzeler, yağsız süt mamulleri, baklagiller, beyaz et gibi vücudunuz için besleyici gıdalar ile doldurun. Acıktığınızda cips paketlerine saldırmaktansa, sizin için yararlı olan besinler tüketin ve diyetinize yatırım yapın. Kontrolden çıkmamak için bu beslenme planını uygulamak, size büyük bir kolaylık sağlayacaktır: Meyve, sebze, buğday ve protein için ayrı ayrı sütunlar oluşturun ve her gün yediklerinizin karşısına bir tik atın, daha sonra hesaplayın. Ortalama seviyede hareket eden bir kadının, günde 30-60 dakika egzersiz yaptığı takdirde, alması gereken günlük ideal miktarlar, 2 kâse meyve, 3 kâse sebze, 200 gram buğday, 3 porsiyon süt ürünü ve 180 gram protein olacaktır. Bu değerlere ne kadar yaklaşırsanız, sağlıklı ve formda olmanız o kadar garanti olacaktır.

“1 ay içinde işimi bıraktım, evlendim, Bursa’dan İstanbul’a taşındım ve hukuk fakültesine başladım. Bu karmaşa içinde o 4 kiloyu nasıl verdim ben de anlamadım!“
Esra Yüksel, 26, Hukuk Öğrencisi, İstanbul

Genel bir değişiklik
Bir süreliğine ülke değiştirmek, bel çevreniz için süper bir fikir! Birazcık gezinmek, kötü beslenme alışkanlıklarınızdan bir süre uzak kalmanızı ve her gün işe giderken gördüğünüz ve içinizin gittiği abur cuburları aklınızdan çıkarmanızı sağlayacaktır.

Buna dikkat!
Romalılar gibi yaşamak için Roma’da olmanıza gerek yok. Tatiliniz sona erdiğinde, sağlıklı tatil alışkanlıklarını bir şekilde rutin hayatınıza adapte edin. Örneğin, yurtdışındayken muntazam bir yemek için fazla vaktiniz olmayacağı ya da bunun fazla pahalıya mâl olacağı için gününüzü atıştırmalarla geçirirsiniz. Metabolizmanızı çalışır halde tutmak için her 3-4 saatte bir, 300-400 kalorilik mini öğünler yeme alışkanlığı edinin. Mesela, İtalya’da koyu espresso içiyorsanız, her zaman içtiğiniz 360 kalorilik vanilya latte yerine; tek shot’luk espresso’yu tercih edin. Mutfak kültürleri düşük kalorili besinler üzerine kurulu olan kültürlerin, yemek kitaplarını edinmek de çok faydalı olabilir. Alışverişe gittiğinizde de tatilde yediğiniz besinleri bulmaya çalışın. Böylece tatil boyunca formda tuttuğunuz vücudunuzu, bütün 1 yıl boyunca korumuş olursunuz.

“1 yıllığına Japonya’da yaşadım ve beslenme programım daha çok balık, sebze ve yeşil çaydan oluşuyordu. 3 ay içinde yaklaşık 5 kilo verdim!“
Figen Solmaz, 24, Hostes, İstanbul

Kortizol hakkında bilgi

İşte stres hormonu denilen kortizol hakkında söylenen basmakalıp sözler: “Kortizol, tehdit altındayken; vücudunuzun bir sapan gibi dışarı fırlattığı şeydir.”  “Stres anındayken beynimiz şu komutu verir: Savaş ya da kaç!” “Çok fazla kortizol salınımı; kilo alımı, depresyon ve yüksek kan basıncına neden olur. Bu üçünü de seven kimse yoktur.”

Bu basmakalıp sözleri bir kenara bırakıp, tıptaki yeni gelişmelere bakacak olursak… Son dönemde yapılan çalışmalar, ansızın gelen stresin; çok az derecede kortizol hormonu salgılayıp, enerjiyi dengelemeye yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre düşük seviyedeki kortizol hormonu, kronik yorgunluk sendromu ile fibromiyalji ile bağlantılı… Bu arada fibromiyalji, özellikle kadınlarda görülen; sırt, boyun, omuzlar ve kalçalarda belirgin olmak üzere yaygın kas-eklem ağrısı ile yorgunluk, sabah tutukluğu ile karakterize olan kronik bir kas iskelet sistemi hastalığı… İşin ilginç yanı şu ki en sağlıklı kadınlar bile bundan etkilenebilir. Yani düşük seviyedeki kortizol hormonu salgılayan kadınlar daha fazla risk altında olabilir. 195 genç kadın üzerinde yapılan araştırma da bunu doğruluyor. Bu araştırmaya göre; sabahları düşük kortizol değerlerine sahip olan kadınlar, kendilerini daha yorgun hissediyor.

Kortizol takviyesi alan kişiler üzerine Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar ise kortizol alan kadınların daha sağlıklı ancak daha uykulu olacağını öne sürüyor. 27 Hollandalı kadın üzerinde yapılan araştırmada, deneklere -sağlıklı bir kadının ürettiği- ortalama 35 miligramlık kortizol verildiğinde; kadınların plasebo aldıkları zamankinden daha dinç oldukları görüldü. Mutlu olmak için takviye ürün kullanımı çözüm değil tabii ki… Ancak Leiden Üniversitesi’nde çalışmayı yürüten Prof. Dr. Mattie Tops, ‘kortizol’un bağışıklık sistemine engel olduğunu belirterek, düşük kortizol seviyesinin suçlamadan önce bir kez daha düşünmemiz gerektiğini söylüyor.

SPA tüyoları

New York’taki ‘Emerson Resort and Spa’nın Yöneticisi Susan Keene, masajdan önce cilt bakımını için zaman ayırmanın oldukça faydalı olduğunu dile getiriyor.

1 ya da 2 gününüzü rahatlamaya ayırın
Spa-Addicts.com Yöneticisi Mary Blackmon, rutin olarak devam eden stresli yaşantımızdan uzaklaşmamızı tavsiye ederek şunları söylüyor: “Cildinizin de rahatlamaya ihtiyacı var, bu nedenle ilk olarak cilt bakımızı yapmanızı öneriyorum. Kuru olan cildinizi, uygun olan kremle nemlendirmekle işe başlayabilirsiniz.”

Su tedavisine geçiş
Kaliteli bir şekilde, biraz gevşemek için bir SPA merkezine gitmek size pahalıya mâl olabilir. ABD Arizona Tucson eyaletinde SPA Yöneticiliği yapan Karen Shawn, bu çok maliyetli yöntem yerine saunaya gidebileceğimizi ya da evimizdeki küveti, sıcak suyla doldurabileceğimizi söylüyor.

Şimdi tam vakti
ABD Meksika’daki Rancho La Puerta’nın Halkla İlişkiler Uzmanı Roma Maxwell, masaj için en iyi zamanın; sabah antrenmanından sonra ya da öğlen koşuşturmasından sonra olduğunu açıklıyor.

Lida Nedir ne değildir?

Son zamanlarda epeyce popüler olmaya başlayan, Tarım Bakanlığı tarafından onaylanmış bu ürün hakkında sizlerle düşüncelerimi paylaşmak istiyorum bu ayki yazıda. Yazıyı yazmaya başlamadan önce özellikle Türk Internet sitelerinde ürün hakkında yapılan yorumlara göz attım. Sanırım bu sitelerin %90′nin dan fazlasının ürünü ithal eden distribütör firma ile ortaklık anlaşması var.

Herkes o kadar güzel övgülerle bahsediyor ki, onlara göre binlerce yıldan beri bilinen bu mucize yosun bir anda çağın hastalığına deva oldu. Üzgünüm ki, bu sitelerden bir tanesi bile bu yosunun, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarına nasıl etki ettiğinden bahsetmiyor. Ve yine konuyla alakalı bilimsel yorumlar “oldukça güvenli bir ürün”, “kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır”, “inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir” ‘lerin önüne geçemiyor. Birde sürekli ve düzenli olarak kullanılması gerektiğinin altı özellikle çiziliyor.

Lida’nin içeriğine kısaca baktığımzda şunları görüyoruz:

1a- Tuckahoe
1b- Yunnan
2- Guttiferae Plant
3- Coleus Scutellarioides
4- Arum
5- Trigonella Foenum
6- Ferusalem
7 - Cyomopalis
8 - Marimu Kumbuat
9 - Guarana

Burada önemle vurgulanması gereken bir konu da şu; Benim yukarıda yazdığım ürün içeriği Lida’nın “Lida DaiDaihua” denen farklı bir türü. Şayet Türkiye’de tartışılan ve satışa sunulan türden bahsediyorsak 1a yerine 1b’yi listeye dahil etmeniz gerekiyor. Çünkü 1a “Lida Yunnan” ‘in listesinde değilde “Lida DaiDaihua” ‘nın listesinde. Yani yemek tarifi gibi.

Doğal olmayan yollardan zayıflamanın birçok kimyasal yolu var. Bunlardan en önemlisi “Sibutramine” ile geliştirilmiş daha çok Pediatrik hasta sınıfı dediğimiz çocuk obezlere uzman kontrolünde uygulanan tedavi şekli.

“Sibutramine”

(*** Sibutramine, serotonin norepinefrin ve dopamin’den oluşan bir kombinsyondur. Yukarıda bahsi geçen bitkilerden Guarana olarak bilinen “Paullinia Cupana” seratonin içerir.)

Şimdi şu soruyu sormak istiyorum. Uzman endoskopistler denetiminde tamamen tıbbi şartlar altında yapılan ve obezite tedavilerinde kullanılan kimyasal maddeler, nasıl oluyorda bu ne olduğu belirsiz yosun hapları içine sokularak insanlara pazarlanmaya çalışılıyor?

Kilo kaybına sebep olan etkinin Lida değil de “Sibutramine” olduğunu sanırım söylememe gerek yok.

Sonuç olarak, eğer fazla kilolarınız olduğunu düşünüyorsanız öncelikle günlük rutin’de ne türden aktifiteler yaptığınızı bir düşünün. Günde kaç kilometre araba kullanıyorum ya da kaç basamak merdiven çıkıyorum? Kaç dakika/saat yürüyorum ya da kaç saat oturuyorum? Bu soruların cevapları size büyük ipuçları verecektir. Şayet tedavi konusunda kararlıysanız ve kilo kaybetmek istiyorsanız bunu bir uzman kontrolünde yapmak en sağlıklısı ve mantıklısı olacaktır.

Hepinize sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum.

Mesut Darendeli

Lida’nin içeriğine kısaca baktığımzda

Lida’nin içeriğine kısaca baktığımzda şunları görüyoruz:

1a- Tuckahoe
1b- Yunnan
2- Guttiferae Plant
3- Coleus Scutellarioides
4- Arum
5- Trigonella Foenum
6- Ferusalem
7 - Cyomopalis
8 - Marimu Kumbuat
9 - Guarana

Burada önemle vurgulanması gereken bir konu da şu; Benim yukarıda yazdığım ürün içeriği Lida’nın “Lida DaiDaihua” denen farklı bir türü. Şayet Türkiye’de tartışılan ve satışa sunulan türden bahsediyorsak 1a yerine 1b’yi listeye dahil etmeniz gerekiyor. Çünkü 1a “Lida Yunnan” ‘in listesinde değilde “Lida DaiDaihua” ‘nın listesinde. Yani yemek tarifi gibi.

Doğal olmayan yollardan zayıflamanın birçok kimyasal yolu var. Bunlardan en önemlisi “Sibutramine” ile geliştirilmiş daha çok Pediatrik hasta sınıfı dediğimiz çocuk obezlere uzman kontrolünde uygulanan tedavi şekli.