Saç Dökülmelerine Bitkisel Çözüm - Lida.biz.tr

Saç Dökülmesine Bitkisel Çözümler
Dengesiz beslenme, kalitesiz saç boyası kullanımı, ilaç tedavisi, zararlı güneş ışınları, klorlu su gibi etkenlere bağlı olarak saçlarınız matlaşıp, dökülebilir. Bitkisel çözümlerle saç dökülmesini önleyebilir gür saçlara kavuşabilirsiniz.
Saç Dökülmesine Bitkisel Çözümler
Bitki
Saç diplerini güçlendirmek için dışarıdan ve içerden destek sağlayabilirsiniz. En büyük destekçiniz yemeklerde severek kullandığımız şifalı bitki olan sarımsak. Bugüne kadar denediğiniz tüm yöntemleri devre dışı bırakacak kadar etkili bir yöntem olan sarımsakla yeni saçlarınıza merhaba diyebilirsiniz.
Uygulama yapmak için sarımsağı havanda dövün. Saçınızın dökülen bölgelerine ezilmiş sarımsağı masaj yaparak sürün. Yarım saat bekledikten sonra doğal ve saç tipinize uygun bir sabun ya da şampuanla yıkayın.
Kuru saçlar için zeytinyağı, yağlı saçlar için papatya özlü sabunlar uygundur.
Saç derinizin nefes almasını sağlamak ve arındırmak için uygulayabileceğiniz diğer bir yöntem ise ısırgan otu. Özellikle son yıllarda faydaları keşfedilen ısırgan otuyla hem saçlarınızı yıkayabilir hem de çayını içebilirsiniz. Bu sayede içerden ve dışarıdan saçlarınıza destek olacaksınız.
Isırgan otunun suyuyla saçlarınızı yıkamak için 5 litre sıcak suya 1 avuç ısırgan otu ekleyin. 10 dakika demlendirdikten sonra saçlarınızı bu suyla yıkayın. Günde bir fincan içebileceğiniz ısırgan otu çayını ise tüm bitkisel çaylar gibi sıcak suda demleyerek içebilirsiniz.
Güzel kokusu ve büyüleyici görüntüsüyle en sevilen çiçekler arasında yer alan lavanta saç dökülmesini önlemeye yardımcıdır. Lavanta kürü sayesinde saç kökleri güçlenir, saç derisi nefes alır ve kendini yeniler.
Uygulama için 5 litre sıcak suya 1 avuç kuru lavanta ekleyin. Demlendirdikten sonra durulama suyu olarak lavanta kürünü uygulayın.
Uzun süredir devam eden ve önüne geçemediğiniz saç dökülmeleri yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana danışın. Özellikle kadınlarda doğum sonrasında görünen saç dökülmesi demir eksikliğinden kaynaklanır. Doktorunuzun kontrolünde takviye demir hapları alarak saç dökülmesinin önüne geçebilirsiniz.

Orjinal Lida

Lida Nedir ? Ne değildir ?

Lida; Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesiminde bulunan Yunnan eyaletinde yüzyıllardır yetişen ve geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılan mucizevi bitkilerin ekstrelenmesi ile oluşturulmuş tamamen doğal bir üründür.

Uzak doğuda yüzyıllardır özellikle yemeklerde ve zindelik amaçlı olarak da değişik biçimlerde işlenen bu bitkiler, inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Lida , şu an uzakdoğu ve Amerika’ da zayıflama preperatları arasında en çok satan bitkisel besin takviyelerinden biridir.
Lida Bir İlaç Değildir!

Lida bir ilaç değildir! Başta Turunç Çiçeği Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren % 100 doğal bir besin takviyesidir. İştah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklanmasının yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır.
Lida Üreticisi Kunming Dali:

Lida Yosun Kapsülünün üreticisi Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesimindeki, Yunnan eyaletinde bulunan Kunming Dali Industry & Trade Co. Ltd. isimli şirkettir.

Resmi üretici şirket bilgileri:
İsim: Kunming Dali Industry & Trade Co. Ltd.
Adres: Batı Renmin Yolu No: 372, Kunming Yunnan / Çin Halk Cumhuriyeti.
Telefon: +86 0871 833 33 20
Fax: +86 0871 833 36 62
Web Sitesi: http://www.kmdali.com
E-Posta: saleone@kmdali.com

Orjinallik Uyarımızı Dikkate Alın!

Lida Kapsül ürününün Türkiye’ de üretilen bazı sahte sürümleri tespit edilmiştir. Bu sahte sürümlerden rant elde eden kimseler ve ürünün satışını yapan web siteleri değişik bir takım kampanyalar / cazip fiyatlar ile kafa karıştırmaktadırlar. İlgili ürünlerin kapsülleri üzerinde Kunming Dali Logosu ve telefon numarası bulunmamaktadır. Orjinal Lida Kapsül aşağıdaki imgede olduğu gibi şirket logosu ve telefon numarası içermektedir. İçermeyen ürünler etkisiz hatta zararlıdır.

Mucizevi Lida Yosun Kapsülü

Mucizevi Lida’ nın Etkisini Biliyor musunuz ?

Lida DaiDaiHuaJiaoNang Kapsül, içeriğindeki mandalina lifi ve turunç çiçeği ile tokluk hissi verirken, vücutta biriken yağları eriterek mükemmel ve hızlı bir zayıflamaya yardımcı olur. Tüm bu zayıflama işlemini gerçekleştirirken de Guarana ve Cassia ile vücudunuzun enerjik ve zinde kalmasını sağlar. Siz problemsiz ve hızlı olarak zayıflarken Lida su tüketimi yapmanıza da yardımcı olarak görevini tamamlar!
…ve Başlıyoruz!

Lida; içeriğindeki 5 çeşit bitki ekstresi ile tok tutucu ve yeme alışkanlığını düzenleyebilen aynı zamanda su tüketimi ile birlikte vücutta stoklanmış yağların parçalanılarak yakılmasını sağlayan mucize bir üründür. Takviyenin etkisi, kullanıcıların kilo fazlası ve metabolizma hareketlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ürün, aylık 4 - 12 kilo arasında değişen zayıflatıcı etkiye sahiptir. Kimi kullanıcılar ilk 7 günlük kullanımın sonunda etki görebiliyorlarken, kimi kullanıcılar 30 günlük dönemde ancak etki görebilmektedirler. Bu değişkenliğin sebebi şüphesiz her insanın metabolizmasının; sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin eşit hızda çalışmamasıdır.
Peki Kullanmayı Bırakınca ?

Her kullanıcıya forma kavuştuktan sonraki evre için 1 kutu ekstra (30 günlük kür) kullanım tavsiye edilmektedir. Formunu yakalamış olan kullanıcılar, Lida Yosun Kapsülünün kullanımını aşşağıdaki şekilde bırakmalıdır.

Form sağlandıktan sonra ekstra 1 kutu;

- İlk hafta günaşırı;
- 2. hafta başından ürün bitene dek haftada 3 adet kapsül alınmalıdır.

Ürün yukarıdaki şekilde bırakıldığında parçalanmış yağ stoklanmalarının tekrar oluşumunun önüne geçilmiş olur. Lida Yosun Kapsülü, resmi üretici tarafından belirlenen kullanma ve bırakma talimatlarına uygun olarak kullanan kullanıcılarda ilk 1 yıl tekrar kilo alma sorunu oluşmamaktadır.

Düz bir karın hayal değil

7784614 Düz bir karın hayal değil

Hayallerinizi süsleyen düz bir karına sahip olmak için için illa ‘diyet’ yapmak zorunda değilsiniz. İşte size altın öneriler…

Belinizin incelmesi ve düz bir karın için günde 3000 kalorinin altına inmemelisiniz. Günlük olarak alması gereken kalori miktarından daha az kalori ile beslenenlerin, obezite ile karşılaşma riski diğerlerinden 2,5 kat daha fazla.. Bu nedenle yiyecekleri doğru şekilde seçmeniz oldukça önemli..

Meyve ve sebze yiyin

Özellikle bol bol turunçgil yiyin.. İnce bir bele sahip olmak için ekmek yerine şeker içeren sebze ve meyvelerden tüketin.. Zengin C vitamini, beta-karoten, antioksidan içeren lifli yiyecekler uzun süre tokluk hissetmenizi sağlar ve bel çevresinde yağ depolanmasını azaltır. Havuç, taze meyve suyu ve şeftali beta-karoten bakımından, portakal, çilek, ahududu, böğürtlen, kivi C vitamini bakımından zengindir. Beslenmenizde meyve suları veya meyve yemeden önce, yeşil biber gibi kaloriyi düşüren sebzeleri tercih edin.

Bol miktarda selenyum alın

Kandaki selenyum oranı ile diğer antioksidanların yetersiz olması belin daha kalın olmasının nedenlerindendir. Selenyum bir çok yiyecekte bulunuyor. Eğer günde 55 mcg alınması önerilmişse, yiyeceklerden ne kadar alındığını tahmin etmek zor olabilir. Bu nedenle selenyum içeren vitaminlerden alabilir veya selenyum içerikli bir beslenme programı uygulayabilirsiniz.

Protein alın..

Protein içeren yiyecekler enerji verir ve zayıflamanıza yardımcı olur. Aşırı protein tüketilmesi ise, fazla kalsiyum kaybına sebep olarak, böbrekleriniz açısından sakıncalı olabilir. Bu nedenle eğer günde 2000 kalori ile besleniyorsanız bunun 500 kalorisi proteinden olabilir. Yağsız yoğurt, süt, balık gibi gıdaları beslenmenize gereken miktarda ekleyebilirsiniz. Fındık, ceviz gibi çerezler de zengin birer protein kaynağıdır ancak hafta bir kez 24 badem, 35 fındık yiyebilirsiniz.

Doğru yağlarla beslenin

Zeytinyağı gibi doymamış yağlarla beslendiğinizde daha kolay zayıf kalırsınız. Omega 3 içeren balık veya ceviz yiyebilirsiniz. Omega 6 içeren mısır yağı, tahıllar, fırında pişen yiyecekler ve yumurtalar karın bölgesinde yağ birikimine neden olabilir.

Kesinlikle yenilmemesi gerekenler!

İşlenmiş yağlar, besleyici özelliği olmayan kurabiye, pasta vs., cipsler kesinlikle yenilmemeli..

Kilo verdiren mucizevi bitkiler!

Deniyorum ama bir türlü kilo veremiyorum diyorsanız iste size zayıflamanızı sağlayacak 10 mucize bitki…

At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Adaçayı zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.

Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.

Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

Lida | Stresten Doğru Beslenmeyle Kurtulun

Araştırmaların, stres veya depresyondan şikayet eden kişilerin, bazı önemli beslenme kurallarına uyarak vücut biyokimyasını desteklemeleri gerektiğini ortaya koyduğu bildirildi. Lida
Amerikan Diyetetik Derneğinin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, yaptığı açıklamada, modern çağın hastalığı olarak bilinen stres karşısında bedenin alarm verdiğini, tükenme aşamasında tepki gösterdiğinin kanıtlandığını söyledi.Lida

Stresin kimyasal madde bağımlılığı, aşırı yemek yeme ve buna bağlı olarak kilo alma, çok fazla televizyon izleme, çaresizlik hissi, aşırı para harcama ve duygusal patlamalara neden olabileceğini belirten Dönmez, ”Stresi hafifletmede zihni ve vücudu yatıştırmayı öğrenmek son derece önemlidir. Egzersiz ve spor yapma, egzersizin vücut üzerindeki anlık etkisi strese yol açmaktır. Ancak düzenli bir egzersiz programıyla vücut bu duruma uyum gösterir” dedi.

Gerginlik, depresyon, yetersizlik duygusu ve endişelerin düzenli egzersizle azaltılabileceğini ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:Lida

”Tek başına egzersizin ruhsal durum ve stresli yaşam olaylarıyla başa çıkma üzerinde çok büyük etkisi vardır. Stresle baş edebilmek için beslenme de çok önemlidir. Stresin kaynağı ister fiziksel, ister duygusal olsun vücut adrenalin salgılayarak reaksiyon vermektedir. Adrenalin oluşumu için C vitaminine gerek duyulmakta, uzun süreli streslerde artan adrenalin düzeyine bağlı olarak daha fazla C vitamini tüketilmesi gerekmektedir.”

C vitamini yetersizliğinin bakteri ve virüslerin saldırıya geçmesine neden olduğunu bildiren Dönmez, şunları kaydetti:Lida

”Havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı ve turuncu meyvelerde bulunan A vitamini de bağışıklık sistemini olumlu etkilemektedir. Yine bağışıklık sistemini desteklemede koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan folik asit, deniz ürünleri, kırmızı et ve tohumlarda bulunan çinko da vücuda yarar sağlamaktadır. Stres altında olan organizmanın protein gereksinimi artar. Dolayısıyla yumurta, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri sıklıkla tüketilmelidir.”

Dönmez, araştırmaların, stres veya depresyondan şikayet eden kişilerin, bazı önemli beslenme kurallarına uyarak vücut biyokimyasını desteklemeleri gerektiğini ortaya koyduğunu ifade ederek, ”Araştırmalara göre de zararlı stres ile zararsız stres arasındaki fark kişinin vücut sistemlerinin gücünden kaynaklanır” dedi.

Tüketilen kafein miktarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dönmez, çok düşük miktarda kafeinin bile depresyon, huzursuzluk, sık tekrarlayan baş ağrıları, kalp çarpıntısı ve uykusuzluğa neden olabileceğini kaydetti.

Depresyona girmiş kişilerde kan şekerinin düşük olduğuna dikkati çeken Dönmez, şöyle devam etti:

”Rafine şeker tüketimini mümkün olduğunca azaltarak kompleks karbonhidratlardan zengin beslenmek gerekmektedir. Bunu da beslenmenize kuru baklagilleri, sebzeleri, meyveleri ve karışık tahıllı besinleri beslenmenize koyarak sağlamanız mümkündür.”

Baştan aşağı kontrol!

Diş aralarını temizlemeyi ihmal etmeyin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Dişlerinizi günde iki kez düzenli olarak fırçalasanız bile, çürümeye neden olan bakterilerden tamamen kurtulamayabilirsiniz. Dişeti hastalıklarına neden olan bu faktör, ileri aşamalarda kalp hastalıkları ile hamilelerde erken doğum riskine neden olabilir. Dişeti iltihapları, yaş farkı gözetmeksizin herkeste görüldüğünden, diş temizliği her kadın için çok önemlidir.

Tartıya çıkmayı alışkanlık haline getirin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Araştırmalara göre; her gün düzenli olarak tartılan kişilerin ideal kilolarına daha kolay ulaşıp, kendilerini istedikleri kiloda sabitledikleri gözlemlendi.

Vitamin desteği alın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
20’li yaşlarda alınan multi-vitamin desteği, demir ve folik asit ihtiyacının büyük bir kısmını karşılamanızı sağlar ve yaşınız ne olursa olsun, hamile kalmaya çalışıyorsanız; ya da zaten hamile iseniz, multi-vitamin desteğinin sağlayacağı bu minerallerle doğumda oluşabilecek riskleri azaltabilirsiniz. 30’lu ve 40’lı yaşlarda ise kemik sisteminizin dayanıklılığını korumak için vitamin desteği almak, önemli bir noktadır.

HAFTALIK PROGRAMLAR

Seks yapın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Yapılan çalışmalara göre; haftada bir ya da iki kez seks yapmak, vücudun bağışıklık sisteminin %30 daha fazla korunmasını sağlayarak, vücuttaki virüs ve bakterilerin dışarı atılmasını sağlar.

3-6 AYLIK PROGRAMLAR

Diş doktorunuzu ihmal etmeyin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Yılda iki kez, çürük oluşumunu önlemek ve profesyonel bir temizlik için mutlaka diş doktorunuzu ziyaret edin. İki ziyaretinizin en azından birinde dudak, dişeti ve dil muayenesi yaptırmak, oluşabilecek enfeksiyonlar ile ağız yoluyla yayılan kanserli hücrelere karşı erken bir önlem olacaktır.

Cinsel İlişki Yoluyla Bulaşan Hastalıklar (CİYBH) testleri
(Sexually Transmitted Diseases) STDs
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Birçoğu tedavi edilebir olduğu halde, sağlığınızı ve üretkenliğinizi riske atmamalısınız. En ufak bir şüpheniz varsa ya da bir belirti farketdiyseniz, hemen muayene olun. Kontrol edilmesi gereken en önemli üç faktör, bel soğukluğu, genital hastalıklar ve HIV virüsüdür. E-posta yoluyla sipariş ederek, bu testleri evde bile uygulayabilirsiniz.

YILLIK PROGRAMLAR

Cildinizi es geçmeyin!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Cilt kanserinin en tehlikeli hali olan melanom hastalığı, yaygın olarak kadınlarda rastlanmakla birlikte; daha çok 40’lı yaşlardan önce görülür. Yılda bir kez dermatoloji uzmanına görünerek, bütün vücudunuzu zararlı hücrelere karşı tarattırın ve birkaç ayda bir kendiniz aynada kontrol ederek vücudunuzda asimetrik, düzensiz şekilli ve değişik renkte hücreler olup olmadığını tespit edin.

Jinekoloğunuza uğrayın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Bu noktada düzenli olarak jinekoloğunuza gitmek, büyük önem taşır. Rahim ağzı kanseri açısından büyük risk taşıyorsanız, doktorunuzdan HPV testi uygulamasını da isteyin. Araştırmalar, kanser riski taşıyan hücreleri saptamada HPV testinin PAP testinden %40 daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor.

Gözlerinizi muayeneden geçirin!
30’lu ve 40’lı yaşlar
35’li yaşlarda başlayan ve gözde oluşan glokom hastalığı, benekte oluşan yapı bozuklukları ve katarakta karşı erken önlem alın.

Göğüs filmi çektirin!
40’lı yaşlar
40 yaşından itibaren her sene yaptırmanızı kesinlikle tavsiye ediyoruz. Ailenizde göğüs kanseri vakası görüldüyse, ailenizde görülen en erken göğüs kanseri yaşından en az beş sene önce kontrollere başlayın. Kanser riskiniz fazla ise doktorunuzun daha detaylı veriler için MR tavsiyesinde bulunması muhtemeldir.

2-3 YILLIK PROGRAMLAR

Fiziksel ölçümleme ve testler yaptırın!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
Kadınların geneli yılda bir yapılan jinekolog ziyaretlerini yeterli zanneder ama bu ziyaretler, ihtiyacınız olan bütün kontrolleri kapsamayabilir. Kalp rahatsızlıkları gibi birçok sağlık problemi, vücudunuzun aşağı kısımlarında saptanamayabilir. Yapılan bütün bu testlerin haricinde, doktorunuzun kalp atışı, kan değerleri, kilo ve boy testlerini de yapmasını istemeniz, daha kapsamlı bir kontrolden geçmenizi sağlar.

Pap Smear Testi’nden geçin!
30’lu ve 40’lı yaşlar
30’lu yaşlardaysanız ve önceden iki veya daha fazla Pap Smear Testi uygulamış ve sonra yeni bir seks partneriniz olmadıysa, bu testlerin sayısını azaltmanızda bir problem olmaz.

Diyabet kontrolleri!
40’lı yaşlar
45’li yaşlar artık kan şekeri seviyenizi ölçtürmeye başlamanız gereken yaşlardır. Aşırı kiloluysanız, ailenizde diyabet hastalığı yaygınsa ya da hamile kalmaya çalışıyorsanız, kontrollere önceden başlamanızı öneririz.

5 YILLIK PROGRAMLAR

Vücudunuzdaki yağ oranını ölçtürün!
20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlar
20’li yaşlardan itibaren kolesterol ve yağ ölçüm testlerini düzenli olarak yaptırmanız büyük önem taşır. Testlerde çıkan değerler, beklenenden daha yüksek ise daha sık kontrole tâbi tutulmalısınız.

Tiroid bezinizi kontrol ettirin!
30’lu ve 40’lı yaşlar
Tiroid hastalığına yakalanan her 10 kişiden 8’ini kadınlar oluşturur. Ortak şikâyetler; ağrı, yorgunluk ve hızlı kilo alımı olduğundan; böyle bir probleminiz olduğunu bile fark edemeyebilirsiniz. 35’li yaşlardan itibaren tiroid hormon değerlerini düzenli olarak kontrol ettirmenizi tavsiye ederiz.

Sebzeleri zor tüketmemizin nedeni, sunuş hatalarıdır. Aslında sebzelerin bir suçu yok! Tek sorun, onları nasıl sunacağımızı bilemememiz… Sebzeleri genellikle haşlanmış veya buğulanmış olarak ve lapa gibi sunuyoruz; oysa onlara lezzet katmak çok kolay…

Baharatlı Tatlı Patates Çubukları:
1 kişilik

1 adet tatlı patatesi soyun. 3 veya 4 dilim halinde doğrayın. Daha sonra her dilimi parmak kalınlığında kesin. 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile birlikte patatesleri bir kaba koyun. Bir tutam tuz-karabiber ekleyin. İçerisine 1 yemek kaşığı paprika veya biftek çeşnisi ilave edip, tekrar karıştırın. Patates çubuklarını pişirme kâğıdının üzerine koyun ve 400 derecelik fırında, 30 dakika pişirin.

Kıtır Karnabahar:
4 kişilik

Bir karnabaharı 4 parçaya bölün; her bir bölümü de orta boy parçalar haline getirin. Üstüne 1 yemek kaşığı zeytinyağı dökün. Her parçanın yağa bulandığından emin olun. İçerisine 1 çay kaşığı kimyon ve bir tutam tuz-karabiber ekleyip, tekrar karıştırın. Bu karışımı pişirme kâğıdına dökün. 425 derecelik fırında, 20 dakika pişirin. Birkaç kez çevirin ve üst üste gelmemelerine dikkat edin. Karnabahar parçaları sıcaklığı ne kadar alırsa, o kadar kıtır olacaktır.

Sebzeleri kızartmak yerine, ızgarada pişirin:
Yüksek ısı, sebzeleri göz alıcı ve lezzetli yiyeceklere dönüştürür.

Meksika Mısırı:
1 kişilik

Mısır yapraklarını soyun; mısırı avucunuza alın ve zeytinyağı ile ovun. Üzerine 1 çay kaşığı kimyon ve bir tutam tuz ekleyerek ovmaya devam edin. Daha sonra mısır yaprakları ile eskisi gibi kapatın. 15-20 dakika döndürerek, fırında pişirin. Mısır yaprakları kızarana kadar (açık kahve bir görünüm alana kadar) fırında tutun ve servis yapın.

Yeşil Sebze Izgarası:
4 kişilik

Marulu yıkayıp, 4 parçaya ayırın. Her bir parçayı hafifçe 1 çay kaşığı sızma zeytinyağı ile ovun; üzerine tuz-biber ekleyerek, ovmaya devam edin. Sıcak ızgaraya parçaları yerleştirin. Izgara tadı, marula geçinceye kadar pişirin. Daha sonra marulların közlenmiş taraflarını temizleyip, üzerinde zeytinyağı gezdirin ve 1 çorba kaşığı rendelenmiş parmesan peyniri ekleyin.

Çay Üzümlü Balsamik Salatası:
1 kişilik

Tere, roka gibi 2 kâse biberli yeşil sebzeyi yıkayın. Yıkanmış ve ayıklanmış çay üzümleri (blueberry / yaban mersini) ekleyin. 1/3 oranında doğranmış salatalık, ¼ oranında taze yeşil soğan ve 2 yemek kaşığı tuzlu beyaz peyniri karıştırın. En son balsamik sosu ekleyerek, servis yapın.

BLT Salatası:
(Beef, Leek and Tomato / Sığır Eti, Pırasa ve Domates)
1 kişilik

Daha önceden pişirilmiş sığır etini, mikro dalga fırına verin. Dana sonra soğutup parçalara ayırın. 2 kâse yıkanmış ve kurulanmış rokayı büyük bir kaba alın. İçerisine eti ve küp küp doğranmış 2 tane domatesi ekleyip, karıştırın. Sosu için küçük bir kâseye 1 yemek kaşığı az yağlı yoğurt, 1 yemek kaşığı hardal, 1 çay kaşığı zeytinyağı, dövülmüş sarımsak ve bir tutam tuz-karabiber ilave edin.

Acılı Avokado Ezmesi:

2 avokadoyu bir kaba alın, ¼ oranında kesilmiş kırmızıbiber, ½ oranında kesilmiş domates ve ½ oranında kesilmiş jalapeno biberi, 1 yemek kaşığı kesilmiş taze kişniş, limon suyu ve yarım çay kaşığı tuz ile karıştırın.

Limonlu Taze Nohut Ezmesi:

2 kâse yıkanmış nohut, 2 baş sarımsak, 2 yemek kaşığı az yağlı yoğurt, 1 yemek kaşığı susam yağı, 2 yemek kaşığı kıyılmış taze maydanoz, 2 yemek kaşığı limon suyu, çeyrek limon kabuğu rendesi ve yarım çay kaşığı tuzu blenderda karıştırın.

Pişirilmiş Esmer Şeker Ezmesi:
4 kişilik

2 meşe palamudunu ikiye bölün ve tohumlarından ayırın. Pişirme kâğıdının üstünde, 375 derecelik fırında, 30 dakika pişirin. Daha sonra içine 1 yemek kaşığı tereyağı sürüp, 1 yemek kaşığı esmer şeker ile bir tutam tarçın ilave edin. Tekrar fırına verip, 20 dakika daha pişirin.

Ballı ve Kaju Fıstıklı Havuç Tatlısı:
1 kişilik

Geniş bir tavaya minik havuçları yayın. Havuçlar biraz pişirip, ateşten alın. 2 çay kaşığı bal, bir tutam tuz, 1 yemek kaşığı tuzsuz kaju fıstık ile birlikte servis yapın. Havuçlar pişirir pişmez ocaktan alındığında sıcaklığı, balı eriteceği için kristaliz bir görünüm elde edeceksiniz.